Bir kış akşamı döndü yağmurun omzunda, Hangi sokağa saklandın, hangi yıldızda gözlerin? Bir gölge gibi, usul usul süzülür zaman, Ve ben, seni göğsümde bir sır gibi taşıyorum.
Sesinin ince bir çizgide titrediği yerdeyim, Bir rüzgar sürüklüyor adımlarımı, Ve her taş, her iz, Adını fısıldayan birer dua gibi oluyor.
Sen ki sözcüklerin bittiği yerdesin, Gökyüzüne dokunan şiirlerin sessizliği, Bir nehir akıyor içimde, Suyunda senin adını taşır.
Hangi mevsim sensizdi söyle? Hangi yaprak senin yokluğunla sustu? Bu şehir, bu yalnızlık, bu ıslak kaldırımlar, Hep seni arar, hep sana döner.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta