KIRMIZI ŞİİRLERİ

KIRMIZI ŞİİRLERİ

Volkan Coşgun

gölgeler ülkesinde küçük kırmızı başlıklı kız,
şimdi ne kadar da sevinçli olmalı,
bugüne kadar bütün herkesi kandırdı…
ya şimdi,
-kurdun suçsuzluğuna insanlar inanabilir mi?
-anneannesi ezelden olmayan bir kıza lanet okunabilir mi?
taptaze sevmeli ağaçları
..

Devamını Oku
Emre Doğan

Yerden bir sarsıntı,
Dalgalandırmak için geçmişi biraz daha özlemesin,
Kırmızı bir papatya kendine yol arıyor,
Bulmak için satır aralarında durmaya boyun eğmiş,
Gelişen birer kıvılcımdır.
Boşluk boşluğa üstün gelmiş bir zamanda,
Doldurmak onlarca kadehi,
..

Devamını Oku
Reyhan Solak

Dün ben Mecnun'u gördüm,
Elinde kırmızı güller...
Kanayan ruhuyla,çaresiz
Aşkın uçurumlarında
Geziyordu Leyla'sından bihaber..
Dün ben Mecnun'u gördüm,
Yüreğinde kırmızı güller..
..

Devamını Oku
Tülay Sustam

üzüm gözlüm
kırmızı göz yaşın akar
çatlamış dudağıma
ateşin rengi kızıl


yanar mavinin koynunda
..

Devamını Oku
Bülent Gürel

Bir daha gelirsem dünyaya
Çiçek olmak isterim
Öyle bir meyve ağacının dalında
Ya da çitle çevrili bir bahçenin ortasında değil
Sınır boylarında
Yalnız, yasaksız
Köklerinden başka bir bağı olmayan
..

Devamını Oku
Veysel Karani Tabak

Dünyayı kavuruyor küresel krizi
Bu kriz asla ayıramaz bizi
Sensin çöldeki şimal yıldızı
Ben maviyim, sevdam kırmızı

Bir sevdaya tutuldu bir şiirle bu yürek
Prangalar takıldı kürek mahkûmuyum kürek
..

Devamını Oku
Birol Solum

Soğuk bir kış gecesiydi kar adeta lapa, lapa yağıyordu. Sessiz sokaklarda ilerlerken adım, adım. Bir köşe başında, bir evin saçağı altına sığınmış bir kız gördüm. Ona doğru yaklaştıkça bana doğru yönelen ve anlam veremediğim o bakışları içimde bir kıvılcımın oluşmasına sebep oldu. Ona doğru daha da çok yaklaştığımda, soğuk ona o kadar işlemişti ki adeta tir, tir titrediğini gördüm. Usulca paltomu çıkarıp ona verdim. Evini sorduğumdaysa birkaç kilometre ileride olduğunu öğrendim. Yavaş, yavaş, sessiz ve ıssız sokaklarda ilerlerken, sanki ikimizde bu sessizliğe konsantre olmuş ve bunu bozmak istemezmişçesine bir tek kelime bile etmeden yürüyorduk.

Karanlık ve dar bir sokağın başına geldiğimizde, dönüp dudaklarımdan öptü ve kaçarcasına gözden kayboldu. Onun o ıslak ve soğuk dudakları dudaklarıma değdiği anda beynim işlemez duruma gelmiş artık kalbimle düşünmeye başlamıştım. Hemen koşarak eve gelip, yatağıma uzanıp, yastığıma sarılarak pembe hayaller kurup. O anlam veremediğim bakışları çözmeye çalıştım. Sanki beş bilinmeyenli bir denklem gibi. İşte ne olduysa o anda oldu o bakışlardaki sırrı çözmeye çalıştıkça içimdeki kıvılcımlar bir yangına dönüp bütün bedenimi sardı.

Sabahın erken saatlerinde en güzel kıyafetlerimi giyip, onu ilk gördüğüm o köşe başı ve vedalaştığımız, o karanlık ve dar sokakta; elimde kırmızı bir gülle günlerce bekledim. Ama nafile ne onunla ilk karşılaştığımız ne de vedalaştığımız yerde, onun tarifine uyan ne de o tarifteki birisini tanıyan birisiyle karşılaşabildim.

Tam ümidimi kaybetmiş ve pembe hayallerimde inşa ettiğim, güllerle donatılmış, bahçeli, o küçücük kırmızı panjurlu evi yıkmaya başlamıştım ki ona bir otobüs durağında rastladım. Kader işte ona güllerle donattığım bahçedeki küçücük ve kırmızı panjurlu evimin anahtarını nasıl verebileceğimi düşünürken, o beni tanımış olmalı ki yanıma yaklaştı. İşte o anda yüzümde güller açtı. Bana o gece yaptıklarım için teşekkür etmeyi unuttuğunu ve kendisini affettirmek için de hafta sonu yapılacak düğün törenlerinde beni de görmek istediğini söyledi. İşte tam o anada yüzümde açan güller soldu ve sanki dikenleri gözüme batıyormuşçasına kanla karışık göz yaşlarım akmaya başladı.
..

Devamını Oku
Hasan Güçlü

Hayatta anlamlı iki çeşit gül varmış
Biri Kırmızı biri Beyaz
Bu güller tek seferlikmiş dediler
Kırmızı gülü bir senin için,
Beyaz gülü de kefenim için kullanacağım...
..

Devamını Oku
Zeynep Aydınlıoğlu

Siyahın savaşını bedenler ödüyor.
Bebekler ölüyor oğullar ölüyor.
Yaban ördeklerinin siyaha battığı yerde,
'' ırakta''Siyaha kırmızı karıştı, hayat bitiyor.

Dalga dalga dağılan öfke
Durgun denizlerde dev dalga oluyor,
..

Devamını Oku
Hakan Aslan

Binbir çiçekle donattık gönül bahçesine/ Al kırmızı bayrak ne güzel yakıştı çehrene/Ufak atıyorum adımlarımı ne mutlu türküm diyene/Ben şehit'ime değil al kana boyanmış bayrağıma ağlıyorum

Dalgalanıyor dalgalanacak anlı şanlı bayrağımız
Yer demir olsa gök bakır bölünemeyecek vatanımız
Şehitlerimizin ruhu şaht olsun yüzbinlerce milyonlarca yatanımız
Ben vatanıma değil şehit'ime ağlıyorum

..

Devamını Oku
Hasan Sancak

Seviyorum bayrağı
Canımdan daha fazla
Çalışırım durmadan
Bu günden daha hızla
Heyecanların rengi
Kırmızı-Beyaz dengi
Bayrağımı görünce
..

Devamını Oku
Hasan Sancak

İşte futbol tutkusu
Sardı vatanımızı
Yediden yetmişe dek
Sardı yatanımızı
Tam yerine geldi denk
“Kırmızı-Beyaz” o renk
Kadını ve erkeği
..

Devamını Oku
Vecdi Murat Soydan

Ülkemizde özellikle son aylarda yaşanılan acı olaylar bizleri maalesef karamsar yaptı. Arabesk toplumu olduk, hem de en acılısından. Hatırlar mısınız bilmem, yıllar önce ben diyeyim 20, siz deyin 25 yıl önce, daha bilgisayar yeni yeni gümrük kapılarımızdan sınırlarımıza giriyordu ve bizler “ Bu bilgisayar, “robot” gibi bir şey mi ki? ne işe yarar, bir tuşa basınca dünya elimizin altındaymış” cinsinden söylemlerde bulunup, şaşkınlıklar içinde yaşarken ve de müzik piyasasında daha cd ler yokken radyolu teybimizin kasetçalarına kaset koyar müzik dinlerdik. Acılı Arabesk de onlardan biriydi. Kaset ambalajının içine eşantiyon cinsinden 30 gramlık poşetlerde kırmızı acı pul biber ile birlikte verildiği zaman, acılı arabeskin en acılı tarafını da bizzat tecrübe edinerek görmüş ve hatta tatmış da olduk. O meşhur ve reklamı acılı kasetten ben de almıştım çünkü. Şimdi verseler aynı şekilde, kendi kendime şu soruyu sorardım: “Acaba içindeki gerçekten kırmızı pul biber miydi? ” O zamanlar acaba biliniyor muydu kiremit tozu? Malumunuz, şimdi her şey bozuldu. Yazılı ve görsel basından öğrendiğime göre, adamlar kırmızı toz biberin içine kiremit tozlarını karıştırıyorlarmış. İnşaat sektörüne girsinler bari diyeceğim de, onların yapacakları inşaatlardan da bir hayır gelmez, başımıza yıkılır Allah korusun.

Bir husus daha var ki sizlerle paylaşmadan edemedim. Şu bizim meşhur baklavamız yok mu, hani şu düne kadar kanlı bıçaklı olduğumuz Yunan’lı komşularımızın da sahiplendiği meşhur baklavamız. Bu Yunan’lılar da alem millet doğrusu. Neyimize sahip çıkmadılar ki, Cacık, karnıyarık,lokum... Şimdi de, Türk izci köpeği Zağara sahip çıkmışlar. Neyse mevzu derin, biz dönelim konumuza.İşte benim uyanık bazı vatandaşım ne mi yapıyormuş söyleyeyim mi? “Haydi Söyle.” dediğinizi duyar gibiyim. İbrahim Tatlıses’in acılı ve yanık sesinden iyi giderdi şimdi bu şarkı. İbrahim Bey de kendi derdinde garibim. Gerçi kaşlarının arasından domdom kurşunu geçmedi ama, kafasına yediği kurşundan sonra bir gariplikler oldu, kendine gelir gelmez bastı nikahı. Çiçeği burnunda yeni evlilere mutluluklar dilemek düşer bize. Neyse konuyu dağıtmayayım, nerde kalmıştık? İşte uyanık bazı baklavacılar Antep fıstığının sanalını icat etmişler. Nasıl mı? Baklavanın içine Antep fıstığı yerine bezelye veya yeşile boyanmış yer fıstığı koyuyorlarmış. Renkleri de aynı. Baklavanın içine şeker yerine tatlandırıcı veya glikoz da koyuyorlarmış. Ondan ucuzmuş baklava.Yetkililer diyor ki, “Bir tepsi baklavada iki buçuk kilogram şeker yerine 50 kuruşluk aspartam kullanırsanız baklavanın maliyeti düşer, kilosu 5 liradan baklava alırsınız ve yapay tatlandırıcıyı da afiyetle yemiş olursunuz! ” Biz baklavadan önce ayvayı yemişiz de haberimiz yokmuş.

Ramazan bayramında anamın elini öpmeye Ankara’ya gittiğimde, bizzat şahit oldum. Adam dükkana kocaman bir yazıyla şunları yazmış: “ Bir tepsi baklava 25 TL” Gözlerime inanamadım, yahu bizde kilosu 25 TL’ye satılan baklavanın bir tepsisi burada nasıl bu fiyata olur? Baklavanın 1 kilosu 5 TL’ye geliyor. Bakkalda zaten şekerin kilosu nerdeyse bu fiyat. Almadım tabi. Daha ilanı okur okumaz, dedim ki: “Ulan şimdi şeytana uyarız da, alırız bir tepsi baklavayı, gelen misafirin önüne koyarız, akşama kadar yesinler dursunlar, nasılsa ucuz.”
Meşhur laftır, “Acı patlıcanı kırağı çalmaz” deyimi. Ne demekse? Açtım baktım deyimler sözlüğüne. “Hayatta birçok problemlerle karşılaşıp bunlardan başarı ile çıkmış olanlar, bundan sonra karşılaşacakları zorlukları da atlatıp başarıyla çıkarlar.”anlamına geliyormuş. Bizler nerede kullanıyoruz? Nerede olacak, erkeğiz ya, belden aşağı durumlarda öğünmek için sıkça kullanıyoruz. Hatırlayınız, basına da yansımıştı, AIDS’li olduğu doktor raporuyla kesinlik kazanan ve kısa ismi Nataşa olan ithal bir rus kadınıyla birlikte olan bizim en asil ve en kahraman karadenizli erkeğimiz pişkin pişkin tv kameralarına sırıtarak, “ acı patlıcanı kırağı çalmaz, bana bir şey olmaz” diyordu.

..

Devamını Oku
Şeref Yellidağ

Kirmizi güller aski anlatir,
Mezar tasi tabutu anlatir,
Siyah carsaf ölümü anlatir,
---'Ôldügümde mezari ve taputu sen yaptir,
Eline kirmizi gülleri al,
Bu bizim askimiz icin de.!!!
..

Devamını Oku
Ali Osman Yılmaz

Ne kadar mutluyduk,
İkimiz bir akvaryumda,
İki kırmızı balık olarak,
Keyif içinde yüzerken.

Sahi sevgilim,
Mutluluk dediğini,
..

Devamını Oku
Mehmet Cıngır

Çıkarabilmek için bir avuç kömür,
Eşittir bir avuç kömüre bir ömür.
O gün bulutlandı güneşin yüzü,
Ağlamaklı oldu bulutların gözü.

Kan düştü kömürün karasına,
Tuz ekildi taze gelinlerin yarasına.
..

Devamını Oku
Debraj Siyah

Sol çekmeceme kilitlediğim üryan ruhlu kadın içindeki cennetten sıkılmış olmalı ki leyliliğini liyakiyat görmeyip feragat ederek cehenneme çevirmek istiyor.
Aşk diye adlandırdığım kırmızı mercanın yazgısında varmış herhalde.
İfridi kadının misilleme arzusu kırmızı mercanın içine sakladığım polyanna-ya epilepsi nöbeti geçiritiyor.
Hezeyan yalanlar paslı bir cembiye gibi keserken meserretini, korkudan olması lazım kalbi ritim tutuyor siyah dudaklarına.
Kuytu karanlık köşede Irzina geçilmiş bir bakire kadın gibi ağlayan polyannaya,ifridi kadının tecavüzcü kaçık gözleri sahip olmus.
Göz kapaklarından kayalıklara atmalı kendini polyanna...
..

Devamını Oku
Mervan Eşen

Kırmızı güller senin olsun
Beyuz gller benim olsun
Eğer ben seni unutursam
Kırmızı güller solsun
Eger sen beni unutursan
Beyaz güller kefenim olsun
..

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Mevsimler yetim kaldı, besteler ise yarım,
Güvercinlerin gözlerinden kan damlar suya.
Keskin kılıçlarla bölündü o masum rüya,
Darağacında can çekişir sessizce zârım;
Kırmızı gül solduğu zaman…

Kapandı, önsözü yazılmamış aşk romanı,
..

Devamını Oku
Bedriye Korkankorkmaz

MAVİ DENİZDE KIRMIZI YAZDI AŞK
Bedriye KORKANKORKMAZ





..

Devamını Oku