Senin kırmızı patiklerin vardı. Onların hayaliyle yaşar, rüyalarında onları dokurdun.
Bir veya iki çocuğun olacaktı senin. Patiklerini sen örecektin beni beklerken. Ben hep
erkenden senin öpücüğünle uyanacak ve senin ellerinle benim için hazırladığın çayı
içecek ve kahvaltımı yapacaktım.
Sen beni yine kapıdan öperek uğurlayacaktın.
Ve ben her gidişimde seni seviyorum diyecektim. Beni gündüzleri iş yerimden birkaç
kere arayacaktın. Biraz birkaç laf edip kapatacaktın. Ben iş çıkışı her gün bir karanfil
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta