Cevat Çeştepe - Kırmızı halıda yürümek - ...

Cevat Çeştepe
1212

ŞİİR


147

TAKİPÇİ

Kimilerimiz bakanlık merdivenlerine serilmiş kırmızı halılara tozu iyice silkelenmiş ayakkabılarımız ile çıkmak gibi bir yaşam kadranının içinde dönüp durmayı amaçlamışken, kimilerimiz Cannes’in festival sarayı önüne serili kırmızı halının üzerinde iki adım atmayı bir yaşam amacı olarak edinmişlerdir. Kimilerimiz tükenişimizin el etek öpme faslında gezinirken diğerlerimizin yaratıcılık ufuklarının taçlandırma jürisi karşısında şık bir selama durmasının arasında öyle kolaylıkla eldeki rulo haline getirilmiş mezurayla ölçemeyeceğimiz bir kalite farkı vardır.

“Ben 2000’li yıllarda Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin bir bireyi olarak, bir Türk olarak eğer gururla göğsümü kabartacaksam her gün bakanlık merdivenlerini arşınlayan o kişiler yada taşıdıkları zihniyetten değil Cannes’in kırmızı halısı üzerinde adım atabilecek sinemacılarla, edebiyatçılarla, ressam ve heykeltıraşlarla, mimarlarla gurur duyup göğüs kabartırım ancak.”

Bu farkı; belki içi doldurulmamış milliyetçilik şırıngalarını çok küçük yaşlardan ve bünyeye uygunluk kontrolü yapılmadan her aklımıza estikçe damardan pompalamakla kendimiz yarattık. Yada Allah ın öyle söylendiği gibi pekte sevgili kullarından olmamak gibi bir şanssızlığımız vardı ve o neden oldu. Ama bize benzer bir başka ülkede olsa bütün gündelik siyaset haberlerinin dar havuzundan taşarak ortalığı iç ferahlatacak bir akşam serinliğine dönüştürecek “ üç genç bilim insanının neredeyse tükenmeyen enerji tüketim aracını icatları “ şeklindeki bir haber gündelik magazin hevesi gibi anında tüketilmez ve öyle kolay kolay manşetlerden inmezdi. Üç tane şarkı ile kavgalı jüri önünde ne yaptıkları pekte belli olmayan yarışmacılara sponsor olabilmek için yırtınan ileri gelen zevat’ımızın listesi de aynı haberin altına sıralanmaya başlardı, projeye katkılarından dolayı.

“Ben 2000’li yıllarda Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin bireyi olarak, bir Türk olarak eğer gururla göğsümü kabartacaksam her gecenin uyku kaçırma hapı gibi önümüze serilen garip ve bol ışıklı şovlarda kavga edenler yerine laboratuarların ecza kokulu dehlizlerinde insanlık adına gecesini gündüzüne katanlarla, o bilim insanlarıyla, araştırmacılarla yada geliştirdikleri sistemlerle ülkenin yazgısı üzerine yaldızlı cilalar katacak sanayiciler, ekonomistler ve adını anamadığım niceleri ile gurur duyup göğüs kabartırım ancak.”

Tamamını Oku