Kırkımdayım şimdi senin ırkın da,ürkütücü soğuğun nefesime karıştığı demlerdeyim,vuslata pusu atar bicimdeyim kafam o biçim,hani bir orduyu tek başıma kendi karşıma alır gibi,olmayanın olarak olanına seslenişimdir bu. Yanlış anlama sana değil serzenişim aşkın ten renginden farksız olduğunu unutmuşum güneşe çıkar kavurur bir süre sonra gitmez sanmışım gidiyormuş, geçiyormuş orijinaline dönüp kendi oluyormuş aşk da böyleymiş şimdi anladım. Kırkım da anladım geç anladım sana varmayı erteleyerek kendimi ertelemişim de yüreğimin bilinçaltı senin on sekizini hatırlar gibi uzaktayim bir dalga boyu uzakta,tuzaktır dört bir yanım çıkmaz sokaktayım olmayanın olarak olana diyecek çift kelamdayım,sana iyi baksin tıpkı benim on sekizimde baktigim gibi şimdi gidiyorum uykudayim , on sekizim de dizindeyim,güzel hayaldeyim .
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta