Hayali bir uydurmadan, düşünceden mülhemdir.
Bir arı bir sinek
Bir narı bir binek
Bahçeye girdi dilek
Verimli ya biz onu bilek!
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Kırk Yıllık
Hayali bir uydurmadan, düşünceden mülhemdir.
Bir arı bir sinek
Bir narı bir binek
Bahçeye girdi dilek
Verimli ya biz onu bilek!
Darısı darı, yarısı yarı.
Çerisi çeri, esvabı sarı.
Çevirdimi hamasete lafı
Bir gülmecedir tutturur gafı.
Sürüncemede her şey.
Vade üstüne vade kor! *
Şark kurnazlığı bu
İnanmaz isen Nasreddin’e sor.
Kendisi için bir şey isteyen namert!
Tıpış tıpış, yürür bir alamet.
Bilirim ya bu bir kıyamet.
Derler var bunda bir keramet!
Gayrı sen sağ, ben selamet!
Tutmadı, biri olmazsa birin!
Buyurun cümbür cemaat partiye girin!
Kokuşmuş her şey, laçka iken gelir şirin.
Alternatifiz, bizle silin süpürün!
“Dün bir öncekinden, bu gün dünden,
Yarın bu günden; ey vatandaşım.”
Yurt sathında kanıyor milletim ilin
“Bu olmasa dünyanın en iyisiyiz bilin! ”***
Dolu dolu, avanta kiler,
Hesapsız veresiye, biner biner.
Biri iner, biri biner.
Birileri oyunda hep siner.
Ülkem kendinden öncelikler diler.
Kabahat ürker, ülkem özür diler.
Seçmece enflasyon, biner biner.
Çark döner biri iner, biri biner.
Döndürülür döngü:
İhmaller, vurdumduymazlık, yadsımalar
Eyyamlık günü birlik,
Akıtılan anaların gözyaşına;
Eh napalım yarısı darısı başına.
çok güzedi...................saygılar
tebrikler çok güzel bir şiir okurken büyük bir keyif aldım yüreğinize sağlık...SAYGILARIMLA.....Fırat Sırtlan
Tekerleme tadında,akıcı,espri yönü kuvvetlice çok güzel ve anlamlı şiirinizi kutluyorum tam puanla...Saygılar...
Gerçeği bu hayatımızın. Kısır döngü gibi. Başımıza bir çember geçirdiler. Aynı yerde dönüp durdular..
Çağdaşlık / demokrasi / ilericilik
Akılcılık / bilim / bilimsel / teknolojik
Aldı götür sermaye kaldı fakirlik
Meydanlarda oluşur dirlik birlik
Kapı artlarında bölüşülür zenginlik
Daha ne diyelim işte liberallik
Batıya bağlı / ilericilik / genişlik
Çıkarlara dayalı büyük bencillik
Gerçeğinde adam sendecilik
'Ye kürküm ye'ye primlilik
Anlamak değmez kısır döngüyü
Gevelemek gerekmez yersiz sövgüyü
Yapıştırılam bizde ne olacak övgüyü
Alkış, alkış, alkışla..
Yaşa varol çok yaşa
Kabul etmezseniz kısır döngüyü
Görürsünüz ne belalar gelir başa
Dostum şiirin baya güzeldi. Coşturdu beni de.. Kutlarım sizi..
Kırk yılın hatırına....
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta