Kırk odalı ev gönlüm
Bulut ağlıyor toprak için
Ağlamalıyım senin için gönlüm
Yıktılar seni
Yaktılar seni
Kırk odalı ev
Kırk odalı ev yiğit olmalıyım senin için
Duvarlarını çizdi her gelen...geçen
O evdi gönlüm
Şu insanlar ne zalim olmuş böyle
Yaş kırk şimdi kırk basamaklı mineresin
Veya
Kırk odalı ev oldun gönlüm
İnsanların yıktığı
Gönlüm
O benim kırk yıllık bahtsızım
Sahibsizim öksüzü asrın
Emanet evlerin bile perdelerini değiştiren sevgilim
Gönlüm bir perdesiz ev say
Sevmeliyim seni yar
Elini ve elimi gönlüme taşı artık
Kırk odalı ev say gönlümü
Onaran elini evime taşı artık
Yaş kırk şimdi
İmar zamanı gönlümün
Kırk zorlu tepeyi aşmanın adı kırk yaş
Kırk yaşıma girdiğimde
Kırk odalı evdin gönlüm
Onarıldın
Say
Çok zaman
Bir tepe üstünde bir evdin..
Derin çizikleri var duvarlarının
Depremlerin sıvalarını döktüğü bir evdin..
Ey kimsesizliğim bırak yakamı artık
Yaş kırk şimdi
Onarım zamanı gönlümün
Rüzğarlar kırmıştır pencere camlarını
Kimi odası tozlu
Kimi odası karanlık...
Bir evdi gönlüm
Kırk yaşımda kırk odalı...
Kırk yılın derdi odalarında
Ağlamaklı kırk odası şimdi
Avlusundan güvercinler uçalı çok olmuş..
Yaş kırk şimdi
Onarılacak o ev...bir sevgili eliyle
Sevgilinin çiçek eliyle..
Aşkın yıldız diliyle...
Aşkın eli yıldız
Aşkın dili yıldız...
Ah aşk kırk yaşında buldu beni
Yıkık gönlümü...
Zamanın karanlığına saplanmıştı gönlüm...
Gecede bir ışık gibi...
Talihsiz kimsesiz bir ışık...
Acıyın gönlüme acınsın gönlüme...
Ayrılıkların içten yıktığı bir ev gibi o...
Ölümü içinde taşıyan şu bedenime acıyın
Kayıt Tarihi : 20.03.2026 21:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!