Fikrimin gizli köşelerinden fırlayıp, çıldırdım,
Dört duvar arasına sıkışıp, nefessiz ağladım,
Anlamsız sanrılar ortasında, durmadan bağırdım,
Kırılan aynalar misali, dağılıp parçalandım.
*
Gözlerim, karanlık boşluklara dikilmiş bakıyor,
Damarlarımdaki sıcak kanım, zehirlenmiş akıyor,
Zalim kelimeler, aklımın duvarını yıkıyor,
Çıldıran şuurum, zincirleri boynuma takıyor.
*
Sonsuz hezeyanlar, etrafımı tümüyle sardılar,
Düşüncelerimi, derin kuyulara fırlattılar,
Acımasız dostlar, yüzüme sahte maske taktılar,
Maziye gömülen hatıralar, kalbimi yaktılar.
*
Mantığımın sesi, kulaklara varıp da duyulmaz,
Dağılan zihnim, toparlanıp yerinden doğrulmaz,
Deli rüzgarların savurduğu, duygular yorulmaz,
Kaybolan şuurun fırtınası, kolayca durulmaz.
*
Uçurum kenarı kayalıktan, aşağı sarkarken,
Zehirli sarmaşık damarları, bedeni sıkarken,
Çaresiz yalnızlık, gırtlağımı acıyla boğarken,
Delilik tohumu, toprağından yeşerip çıkarken.
*
Yarınsız yollarda yürüyenler, nereye gidecek?
Parçalanan akıl defterini, kim nasıl dürecek?
Çürüyen cismini, gölgelerin altından seçecek,
Bu kara kasırga, dertlerini tamamen silecek.
Kayıt Tarihi : 15.3.2026 13:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!