'Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış'
Soysuz bir muhteva gizler bakışın
Tanrıya küfreden o naif nazar
Aşkın boğazına ilmek takışın
Sevda mezarını diliyle kazar
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
acı çekmeden kandırmaya çalışıyor ama olmaz ki..bu hemencecik anlaşılıyor
..ve açıkca söylüyorum...şair yetisi yok! ...çok taklit öz kimliğini bulmamış arıyor...ve çok hırslı ama şairlik başka bir misyondur..
...arkadaşımız da hikayeci tarafı ağırlıkta...mutlaka denemeli ama şiir bu kadar ağır yüküyle yol alamaz..çok yüklüyor..hemen öykü yazmalı...mutlaka
şiirde kabul etmekte zorlandığım bir açmazım var...bu şiir daha güzel...hayır o daha güzel...öncelikle şiir konusunda nedense...körükörüne bağlıyım inandıklarıma belki yanılıyorum...ama şiirde yanılmak bile bin şiire eştir...yukarıdaki şiir maalesef başarılı ve okunulası değil...sakın şairi küsmesin...ama ne var biliyor musunuz...aklınıza...mıhhh gibi çakılmali ki...şiir olduğuna inansın aklımız...bu şiir zorlama ve hece kaygısı ile şairinin bile inanmadığı laf kalabalığı... ve iddia edenler kendi zevklerinin sesleriyle konuşurlar...şiir olmamış...hemde hiç...demek beni üzsede söylenmelidir...ki! şairine düeüst olalım...
bu arada
başarılı bir deneme olmamış derken..
şairin okuduğum kadarıyla çıtası o kadar yüksek ki...
daha iyilerini de yazabileceğine inancımı belirtiyorum...
yoksa bu başlı başına bir şiirdir...
ama dediğim gibi ...
şair daha özgün ve etkileyici bir ses bulacak yetiye sahip...
şiir yabancı gelmiyor...
nerede okumuştum daha önce hatırlamıyorum...
ama o zaman düşündüğümün aynısını düşünüyorum...
'' hecede durak mefhumunu aşma çabası ''
bu bir gelenek...
Necip Fazıl , Sezai Karakoç.....
bu uğraşa saygı duyuyorum...
duraklar tamlamayı oluşturan kelimelerin arasına konur ve böylece hecenin kendine özgü monotonluğu aşılır...
ama bu şiirde duraklar yine de kendini göteriyor...
çok başarılı bir deneme olmamış...
''kaldırımlar; çilekeş yalnızların annesi
kaldırımlar; içimde yaşamış bir insandır''
durak tam tamlamanın orta yerinde..hissettirmez kendini...
şimdi bu şiirden bir mısra
''İçteki son dirim huzmesi üşür''
durak tamlamanın orta yerinde...hızınızı kesmeye gerek yok okurken..
şimdi Sezai Karakoç' tan bir örnek...
''Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur''
yine duraklar tamlama arasında...
son olarak da;
şairin Sezai Karakoç şiirlerini çok okuduğunu düşünüyorum..
tabi bir tahmin...
bu tip hece şairleri bence doğru yolu bulma gayretindeler...
denemeler arttıkça çok daha ustaca yazılabileceğini düşünüyorum...
tebrik ediyorum....
Muhteşem...
Benzersiz, çok güzel, duyumlu,duyğulu bir şiir okudum. Ben ancak teşekkürümle birge tebrik ederim.
Şu aşağıdaki şiir çok samimi ve içten gibi duruyor ve bana göz kırpıp duruyor bu arada.
Ama Günün Şiiri olursa acımam eleştiririm,
(Eleştireceğim yerleri var)
O ayrı konu :)))
(Neyse, siz seçeceğinizi zaten seçmişsinizdir. Ben biraz uyuyayım. Belki bir baba şiir gelir. Unutmadan: Buralarda şiir hafızası en güçlü (bildiklerim arasında) iki kişi var: Sinyali ve Mehmet Binboğa. Ben kendi şiirlerimi bile unutuyorum... :)
Eee, baba şiiri soruyorsunuz Ahmet Bey,
Bütün baba şiirler annelere yazılmışsa elden ne gelir?
Bu şiir ile ilgili 106 tane yorum bulunmakta