Eski bir pencere kenarında birikti dünya,
Perdeler rüzgârla değil, anılarla savrulur.
Sesin, odanın kuytusunda uyuyan bir rüya,
Dokunsam parmak uçlarım hüzünle kavrulur.
Zaman, avuçlarımdan sızan ince bir kum,
Ne tutabiliyorum günü, ne gidebiliyorum dünden.
Sanki kalbimde mühürlü, bitmeyen bir uçurum,
Bir parça eksiliyorum her nefes verişimde senden.
Yarım kalmış mektuplar gibidir bazen hayat;
Pulları düşmüş, adresi silinmiş, yolu kayıp.
Gülüşün zihnimde her daim taze ve hoyrat,
Seni unutmak... En büyük, en sessiz ayıp.
Gölgeler uzarken akşamın soğuk yüzünde,
Bir tek yıldız kalır, sönmeye yüz tutmuş.
İsmim yankılanır mı hala senin gökyüzünde?
Yoksa o rüzgâr, bizi çoktan mı unutmuş?
Kayıt Tarihi : 18.3.2026 11:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Gemiyi savurdu dalgalar geçmişin kıyısına
Gün yüzü görmeden geçen yıllar filizken
Bir acı bin doğuruş bıraktı şu yaralı bulutlara
Oysa ölümde şandı yaşamak da
Yaradan bir dua bekledi senden, benden
Alnın o secdeye bir gün vardığında
Sübhane rabbiyel a'lâ aşk ola canı gönülden...
Kaleminize sağlık buda benden olsun size
TÜM YORUMLAR (1)