mevsim tanımazlığını yaşayanlar bilse de
en çok ben yaşadım seninle
istisna dışı bir görev dense yeriydi belki de
üşütürdün yaz kış demeden
papatyaların canına okurdun
çimenlere "ya sabır" çektirirken
en çok ayaklarıma hücum eder
ellerimi dondururdun ama
hiç belli etmezdim "üstüme gelme" diye
aslında severdim ki seni...
sabahın erken saatlerinde
ırgat kamyonunu beklerken
kurumuş çalı çırpıyla
toprak yolun ortasında yaktığım ateşle
sana galip gelmekti en güzeli
rotasını şaşıran ateş böcekleri
konardı etrafına
mersin çalılarının ıtırlı kokusu
dolarken avuçlarıma
ışığı gören koşar gelirdi yanıma
ne çok üşüttün beni, ne çok!
zaman zaman burnumun direğini sızlatsan
papatyaları soldursan da
severmişim seni
kar yağdığını düşündürdüğünden belki de
kimi meyveler de çok severmiş seni
en çok da şeftaliler...
babam öyle söylerdi
bir bildiği vardı elbette:
ne kurt yaklaşabilirmiş ne böcek
doğal ilaçmış ayazın belli ki
bunları hiç söylemedim sana
hatta bir keresinde
lastik çizmelerimin tabanını
ateşte hafifçe yaktığımı da...
o vakitler, yani kırk elli yıl önce
seninle paylaşırdım ay ışığını
şimdiyse durgun sularla...
21 ocak 2022
Hatice AkKayıt Tarihi : 21.01.2022 07:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!