Kim kurdu bu denli çarpık düzeni,
Günbegün içimde nefret BİRİKİR.
Bir pislik sarmış ki şu gezegeni,
Uzanan üç elden Eyvah! BİRİ KİR.
Bir habis ur gibi saldı necaset,
Şu çöpü nereye gömsün bu FAKİR.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Muhterem Hocam Sayfanızda bu güzel şiirinizi okumamışım meğer. Harikaydı. Tebrikler 10 ve +Ant.
Selam, sevgi ve saygıyla..
Not: Mesajlarda Gurubumuzdan ayrıldığınız ifadesini okudum Üzüldüm. Ama Amasya Merkeze geldiğinizi duydum çok sevindim. Pek yakın bir zamanda ziyaretinize geleceğim inşallah.
çok çok güzeldi...helal olsun....saygılar
Bu müzmin yarayı pek deşen miyim,
Tutuyor notunu Münkir’le Nekir.
Teneşir tahtına tek düşen miyim,
Kirimi kirleten nice siNE KİR.
Güzel bir çaşılma dem kıvamında bizede afiyet olsun.Tebrikler.
bu nedir ki yusan da hiç gitmiyor
en köklü kimyasal buna yetmiyor
bir koku ki leşle hayat geçmiyor
anladımğım sebep kalbindeki KİR............Silvan GÜNEŞ
çok güzel işlemişsin hocam.
bir tunç bir cinas
kir tek ayak gibi nakış almış
kafa kirliliğini ne güzel anlatmışsınız üçte bir demişsiniz bence tersi hergecen günde ayrıcaklı insanlar insan olanlar anlaşılamayacaklar bende buna yanarım evet gelecek kuşaklara iyi anlatılmalı
son dönem eğitimcilere çok görev düşüyor toplumsal bilinç taşıyanlar içinde ayrıcalıklı olanlardan bahsediyorum saygıyla çok beğendim teşekkürler yüreğinize elinize sağlık
Bu müzmin yarayı pek deşen miyim,
Tutuyor notunu Münkir’le Nekir.
Teneşir tahtına tek düşen miyim,
Kirimi kirleten nice siNE KİR.
ölçüsü,kafiyesi ,akıcılşığı ve temasıyla harika bir şiir okudum kaleminizden tebriklerimle yüreğinize ve emeğinize saglık
Not vermek haddime düşmez ama tam puan bir şiir.Tarz
ve sesleri,konusu çok iyi.Tam da güne uymuş.Kaleminize sağlık
Kim kurdu bu denli çarpık düzeni,
Günbegün içimde nefret BİRİKİR.
Bir pislik sarmış ki şu gezegeni,
Uzanan üç elden Eyvah! BİRİ KİR.
Değerli hocam sizin şiirlerinizi okumak bir ayrıcalık
Emeğinize yüreğinize sağlık ilhamınız bol olsun
Tebrik ederim sevgiyle kalın
***Kir
Kim kurdu bu denli çarpık düzeni,
Günbegün içimde nefret BİRİKİR.
Bir pislik sarmış ki şu gezegeni,
Uzanan üç elden Eyvah! BİRİ KİR.
Eyvah ki... Ne eyvah. Tebrikler.
Bu şiir ile ilgili 70 tane yorum bulunmakta