Kendi tabutunu taşıdığını görmüyor musun? Nasıl kaldıracaksın cenazeni kendinden? Kiminle taşıyacaksın tabutunu. Hayatın içine diri diri atılmışsın ve bu dünyada yaşadıkların aslında, kendi sonsuzluğunun içindeki bir göz kırpma süreci ya da ölürkenki, son nefesinde aklına gelenler kadar uzun ama kısa bir an.
Herkesi kaybedebilir ve toprağa verebilirsin. Zamanla alışırsın ya da zamanın iyileştirici gücüyle alışırsın. Peki, kendini kaybetmeye ve toprağa vermeye hazır mısın?
Herkes katildir. Kendini öldürme senaryoları yazmışsındır mutlaka. Nasıl öleceğini düşündüğün anlar olmuştur. Her gün kendi cenazeni taşıyorsun ve geçiyorsun caddelerden, diğer ölüler gibi. Yorgunsun, sürekli yabancı birini taşımaktan ve gittiğin her yere onu götürmekten. Ama korkunç olan, o yabancı sandığın kişi asıl olandır. Ve seni taşıyan odur aslında. O yabancı dediğin kişi, hayallerin, âşık, özgürlük hastası ve sürekli yolculuklar yapmak isteyen kişidir. Sen, onu bastırarak, iterek ve tokatlayarak yabancılaştırmışsındır.
Düşün şimdi: Sen mi kendine yabancısın yoksa o yabancı dediğin kişi mi sana kendin?
Dinle de gönlümü alıver gitsin!
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!
Yürü, gölgen seni uğurlamakta,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta