Kimsesiz Saatin Defteri Şiiri - Onur Göknil

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Onur Göknil
107

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Kimsesiz Saatin Defteri

Gece, bir kapı gibi değil,
çoktan unutulmuş bir hesaplaşmanın
üstümüze usulca kapatılan defteri gibi iner.

Ben orada,
masanın kenarında,
elimi bir bardağın soğuğuna bırakmış,
eksi bir sayıyla tartıyorum varlığımı.

Yalnızlık dedikleri şey,
kalabalığın çekilip geride bıraktığı tortu değildir.

Kimsenin bakmadığı yerde
insanın kendi yüzüne rastlamasıdır.

Kimse yokken
daha belirginleşiyorum.

Odanın havası biliyor bunu.

Tozlar bile
düşerken birini ele vermemeye çalışan
eski tanıklar gibi davranıyor.

Saat üçte
şehir,
kendi iskeletini yoklayan yaşlı bir beden gibi
sessizleşiyor.

Ben de kendimi sayıyorum.

Bir;
nefes hâlâ bende.

İki;
masanın üstündeki ekmek kırıntısı,
belki benden daha uzun yaşayacak.

Üç...

Sonrası eksiliyor.

Çünkü sayılar da
bir yerden sonra
insanın elinden çekilen sandalyelerdir.

Varlık,
omuzlara konan bir yük değilmiş meğer.

Daha çok,
cebinde unutulmuş bir anahtar gibi.

Hangi kapıyı açtığını hatırlamaz,
ama yokluğu
bütün cepleri ağırlaştırır.

Bazen insan
öyle silikleşiyor ki,

ayna,
karşısında duranı değil,
odanın boşluğunu ezberliyor.

Ben bu geceyi saklamıyorum.

Gece,
beni yavaş yavaş
içine alan eski bir cam eşya gibi
rafına kaldırıyor.

Sabah olunca
yerimin değişeceğini biliyorum.

Annem bir gün,

"yalnızlık suç değildir"

demişti.

Ben yıllarca
gölgeme bile fısıldayarak yaşadım.

Meğer insanı yoran,

yalnız kalması değil,

kendi sesini
kapının dışında bırakmasıymış.

Şimdi o ses
yanıma oturuyor.

Adımı söylemiyor.

Buna gerek de duymuyor.

Çünkü insan,
kendi sessizliğinde
isimsiz de tanınabiliyor.

Ölüm bu şiire girmedi.

Ama kapının dışında,

aynı apartmanda oturan
sessiz bir komşu gibi
ara sıra öksürüyor.

Kapıyı açmıyorum.

Bilmek yetiyor.

Bazı gerçekler,
uzaktan durduklarında
daha az ürkütüyor insanı.

Belki de huzur,

korkunun çekip gitmesi değil;

aynı odada,
hiç konuşmadan
birbirinin varlığına alışmak.

Sabaha karşı

kendimi yine
yarım bırakılmış bir cümlenin içinde bulacağım.

Noktası düşmüş,
yüklemi gecikmiş,
ama hâlâ kendi sesini taşıyan
bir cümlede.

Ve ben,

tam orasında.

Ne gelen,

ne giden.

Yalnızca
devam eden.

Onur Göknilin bu şiirini detaylı incele değerlendir yorumla ve puanla

Onur Göknil
Kayıt Tarihi : 13.07.2026 00:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!