Kimsenin Piri Yok Şiiri - Kemter Abdal

Kemter Abdal
281

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Kimsenin Piri Yok

Ne Neyzen’im ben, ne Mansur,
Ne post sahibiyim, ne dergâh eri.
Benim yolum kırık testinin ağzı,
Benim kıblem susuz kalmış bir köpeğin gölgesi.

Dediler:
“Secde et.”
Ettim sandılar,
Oysa ben alnımı taşa değil,
Taşın içindeki sızıya koydum.

Dediler:
“Oruç tut.”
Güldüm.
Açlığım benim ezelden beri tuttuğum oruçtur.
Karnım değil,
Ruhum kazınır her gece.

Dediler:
“Cennet var.”
Sordum:
“Orada benim gibi kırılmışlara yer var mı?”
Sustular.
Ben de dedim ki:
Ben yok isem,
O cennet kimin cenneti?

Bir yanım Hüseyin’dir,
Susuzluğuyla geceyi delen.
Bir yanım Yezid’dir,
Kendi karanlığından sarhoş gezen.
Ben Kerbelâ’nın ortasında kalmış
Adı unutulmuş bir damla suyum.
Ne kılıcım var,
Ne sancağım.
Sadece dudağı çatlamış bir nefesim.

Musa’ya sordum:
“Asân nerede?”
Firavun’a sordum:
“Denizin nerede?”
İkisi de sustu.
Çünkü insanın içinde açılan deniz,
Dışarıdaki denizden derindir.

Bir sabah kalktım,
Yüzümde yüz kalmamış.
Adımı sordular,
Unuttum.
Mezhebimi sordular,
Güldüm.
İmanımı sordular,
Göğsümde bir karga öttü.

Benim mezhebim yoktur.
Varsa,
Bir viranenin duvarında yankılanan
Yarım kalmış bir nefestir.

Benim şeriatım,
Aç bir çocuğun ekmeğe uzanan elidir.
Benim tarikatım,
İki taş arasında ezilen karıncanın yoludur.
Benim hakikatim,
Bir ölünün başında ağlayan
Ama neden ağladığını bilmeyen anadır.

Ey beni cehennemle korkutan vaiz,
Önce kendi korkuna bak.
Senin cennetinde
Kemter’e bir avuç toprak yoksa,
O cennetin kapısını kime açtın?

Uslu kullara mı?
Korkak gönüllere mi?
Yoksa kendi gölgende büyüttüğün
O küçük putuna mı?

Ben deli isem,
Deliliğim kan istemez.
Ben kâfir isem,
Küfrüm mazluma taş atmaz.
Ben mümin isem,
İmanım kimseyi kapıdan kovmaz.

Derim ki:
Uslan ey nefsim.
Uslan ey harami yürek.
Uslan ey içinde Yezid taşıyan ben.
Ama bilirim:
Ben gerçekten uslanırsam,
Dağlar yerinden oynar.
Çünkü insan kendi içindeki zalimi susturursa,
Dünyanın bütün minberleri titrer.

Sonra susarım.
Susarım.
Ama sustuğum yerde
Bir çığlık kalır.

O çığlığa
“Küfür” diyen olur.
“İman” diyen olur.
“Delilik” diyen olur.
“Yol” diyen olur.

Ben derim ki:
Adı yoktur onun.
Pîri yoktur.
Postu yoktur.
Dergâhı yoktur.
Sadece kırık bir ney gibi
İnsanın içinden geçer.

Kemter’e sormuşlar:
“Pîrin kim?”

Gülmüş Kemter:
“Pîrim yok.
Ama bir kırık neyim var.
O ney öttükçe
Yedi iklim duyar:

Küfürle iman
Aynı kapının iki yorgun yolcusudur.

O kapıda
Ne taht vardır,
Ne taç.
Ne fetva vardır,
Ne ferman.

Sadece bir testi su vardır,
Kana kana içilmiş.
Bir de kuru ekmek vardır,
İkiye bölünmüş.

Yarısı susuza,
Yarısı suçluya.
Yarısı mazluma,
Yarısı içimdeki zalime.

Çünkü ben bilirim:
İnsan, kendi Yezid’ini tanımadan
Hüseyin’e ağlayamaz.

Ben bunu bildiğim için
Ne ermişim,
Ne kâfir.
Ne mürşidim,
Ne talip.

Ben sadece
Kırık testinin dibinde kalan
Son damlayım.

Ve o son damla der ki:

Kimsenin pîri yok.

Son kapıda
Herkes kendi hiçliğiyle
Baş başadır.”

Kemter Abdal
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 11:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!