Sigara paketimdeki son sigara gibisin aşk,
Ne kül tablasına fırlatmaya kıyabiliyorum,
Ne de içmeden yapabiliyorum.
Sevmekle sevmemek arasında bir yerlerdeyim,
Ne seviyorum diyebiliyorum,
Ne de sevmiyorum.
Tüm cesaretimi toplayıp bir kere haykırmaya hazırım,
Ama bu kez de sen yoksun.
Gidişin hangi mevsimdi, hatırlıyor musun?
İliklerime kadar üşümüştüm.
İnsan hiç ağustosta üşür mü?
Ben üşüdüm, hem de yüreğim yana yana üşüdüm.
Sevginin varlığını bile kabul etmeyen beni
Ne hale getirdi aşk denen dili çatal yılan?
Usulca süzüldü, girdi kalbime.
"Dur, yapma, hazır değilim," dese de dilim,
Aşk dolmuştu hücrelerime.
Şimdi son küllle birlikte sen de düşüyorsun, bitiyor bu yangın silsilesi,
Bitiyor bu acı masal.
Artık ne sende bir adım ben var, ne bende bir nefes sen.
Yoksun.
Topluyorum göğsümün kafesinde çırpınan tüm serçeleri,
Bir kurşun gibi yokluğun.
Tahtı boş kalmış bir şehir bıraktın bana.
Hangi rüzgârdı, hangi fırtınanın uğultusuydu gidişin?
Takvimler Ağustos'u gösterirken,
Ben iliğime kadar çözüldüm,
Yüreğim kavrulurken buz tuttum.
Görülmüş şey miydi kavurucu güneşin altında
Bir insanın ruhunun kömür karası üşümesi?
Göğünü kaybetmiş bir serçe gibiyim,
Denizinden vazgeçmiş bir martı.
Zehirli ama tatlı bir sarhoşlukla sarıyorum
Ölmeye meyilli tüm sevda kırıntılarımı.
"Ne gitmek bir cesaret, ne kalmak bir teselli..."
Dudaklarımda adın bir sigara gibi titrerken ve bütün rüzgârlar senden yana eserken, ben bu koca odada yalnızca kendi gölgemle üşüyorum.
Kimse bilmiyor üşüdüğümü, üşürken öldüğümü.
Ölürken zikrettiğim ismini kimse bilmiyor,
Bilmiyor..!
29.08.2026 12:59
Kayıt Tarihi : 29.08.2026 13:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!