Ne çok gülmüşümdür içinde binlerce kötülük bulunan
ama kendini iyi biri zanneden zayıflara
Nietzshce
uçurumların kadife zirvesine indi bulutlar
sağanak dolu çığlıklarla rüzgârları sordular
iskelete dönmüş bir kaplan başındaki
iki göz boşluğu ile derinleşti
kısır hayatlar
kuruyan tarlalarda çatladı imlenen sabır taşları
mezarlıklardan ağıtları toplayıp gitti tüyü yoluk kargalar
gökyüzünü sardı koyu puslu bir cehennem
karanlık derin uykudakileri sarıp sarmalayıp
usulca örttü
midesi kalbura dönmüş kelleşmiş dünya çöküş içinde
insanlığın ince kaburgası ve kutsallığın beli büküldükçe
evrenin kristal göztaşı öfkesinden çatladı
ikiye yarıldı
geleceği bitik umudun ve baharların yağmurların
tarlaların ortasına küme küme toz bulutları inerken
göz gözü görmekten ürktü
yaşayan ölülerden ibret alsın ölümlü dünya
karanlık ve vahşet ölü ruhların kumandasını ele geçirdi
ve zulmün krallığı insan kanıyla alkışlar eşliğinde
törenlerle kutsandı
cesaretin memesi sütten iyiliğin başı korkudan kesildi
ve öksüz kaldı insanlık
beter olsun şeytana satılanlar
lanetli bir öyküyü efsunlayıp toprağın kulağına fısıldadı rüzgârlar
mucizelerin sırlı kapısı zincirlerle kilitliydi aralanamadı hiç
çocukları ve geleceği parçaladı kurtlar çakallar
ne yana bakarsanız bakın ruh hastası sanrılı ruhların
insanlıktan çıkmış zebanileşmiş halini köpüre köpüre
efelenirken görürsünüz
şeytan diyor ki
topla bunları eceli ol! vur! kırdır birbirine
yaşamın iyiliğin selameti için hepsinin köküne kibrit suyu dök!
dök ki yansın yok olsunlar
v
e
yeniden doğsun güneş
papatya doğuran körpe yeşil tepelerden
211202511:03
Kayıt Tarihi : 18.05.2026 18:03:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!