30.06.2000 / İstanbul-Ankara-Bursa-Kahramanmaraş
Mürekkep geride bırakıyor tortusunu
Aynı kan gibi
Zihinler yenmiş ekin yaprağı
Odadaki fil taptığı
Bilseydi insanoğlu
Bilseydi bakireliğin korkusunu
Ne kadar ağırdı sarınmak örtüsünü
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Zıtlıklar ne içerimizde ne dışarımızda hiç bitmiyor anlaşılan, ne zaman teke uyanırız?
Gönlüne sağlık kardeşim.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta