Keven Kokulum Şiiri - Musa Apuhan

Keven Kokulum

KEVEN KOKULUM

Ben bir çobanın eskimiş kavalında
Dertli dertli salınan sessiz bir türkü
Sen ayrık otlarında açan gelincik çiçeği
Yollar varmaz şemdin dağlarına
Kuş uçmaz kervan geçmez buralardan
Keven süsler…ağaç tutmaz yamaçlarını
Murat nehrinin bir yılan gibi kıvrılışını
Ta en tepelerden görürüm
Sen orada bir yerlerde olmalısın
His ediyorum buradan seni
Buralardan alıyorum kokunu
Sen duyabiliyor musun nağmelerimi
Senin için nasıl yanıp tutuştuğumu
Yalancı baharlara aldanıp solma ne olur.

Sen dile, aşık Veysel’in elindeki saz olayım
Sen dile sonbaharda yaz olayım
Sen dile uğruna can verip
Alemin dilinde bağnaz olayım.
Sen dile toprağın olayım
Senin için muratta akmayan bir damla olayım
Yeter ki bir göz kırp gel de
Dağlara inat bir türkü de koşup sana varayım.
Dile yollarına yunus olayım
Yaprağında Mevlana
Bir ömür sana yürüyüp sende dolanayım.
Acımadan Hitlerce,
Bütün ayrık otlarını ve dikenleri
Bir çırpıda yakayım.
Bırak sende kalayım
Şemdin Dağının gülü
Keven kokulum.

Adres değiştirir mi yalnızlık
Umut ekersem yüreğime?
Sevda biçer miyim söyle
Karışarak bir türkünün nakaratına
Kayıp gider miyim bir sazın teline inceden
Yoksa efkara karışır
Tavernada erir miyim söyle
Akışına kurban olduğum Murad’ım
Tepeden bakışına hayran olduğum Şerafeddin’im
Beni bir değil Bingöl’ünde sakla
Sende kalayım….
Sensiz nefes alabilir miyim söyle…

Musa APUHAN

Musa Apuhan
Kayıt Tarihi : 11.6.2020 10:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Musa Apuhan