Nöbetlerdeyim;
Zifiri karanlık, ay tutulmuş, bilincim kapalı nefesim daralıyor matem kusuyorum, saat 12:00 yine daldım dipsiz kuyulara ipsiz.
Sahi neydi gerçekten yaşamak?
kirli kalabalıklara inat lunaparkı hayal edip zindanlarda çürümek mi, yoksa tenha bir sokakta yürürken, gecenin zifiri karanlığında serseri birisine yenik düşüp boğularak can vermek mi?
Git gide yabancılaşıyorum bu evrene,
uykularım iltihaplandı ve ben; gözyaşı kusuyorum, kimse bilmez, ne metaforlar dönüyor beynimin içinde.
Bir ses yankılanıyor, gittikçe hüzün kokuyor bu evren.
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta