Elleriyle kendini çizmiş biri
Minneti bilmeden doğmuş gibi
Ağacın kavuğu, kayaların dibi
Kendi kendine gelmiş gibi
Hani nerde o görmüyor gözü
Alarak başını gitmiş gibi
Tek soru sormadan formülden uzak
Yanlışlar doğruyu götürür gibi
Viteslerde el debriyaj kırık
Frenin tutmadan akıyor gibi
Sen mi gidersin yol mu geliyor
Bu dünya üstüne geliyor gibi
Daraldın içinde iğne deliği
Develer zıplayıp geçiyor gibi
Saat ki odada pilli bir dünya
Beynini kemiren tırtıl gibi
Sıfırı tükettin elinde kılıcın
Kafana sıkılmış mermiler gibi
Görüyor gözün gülmüyor yüzün
Duvardaki delik bir priz gibi
Nefesin içinde akıyor egzoz
Polis kovalayan torbacı gibi
Yakalanan hırsız köşenin başında
Gururlu gülüyor başkan gibi
Kırmızı başlıklı kurt besliyor
Masalda ki kavga olmamış gibi
Tezgaha gelmiş pusuya düşen
Kendine tezgah kurmuş gibi
Aptal mı aptal Fukara kapital
Üç kuruşa faiz atıyor gibi
Soğan biberiye yürüyor geriye
Geldiği yerden geçmemiş gibi
ne anladın sen söyle anlamsız şu dünyada
Yüzüyoruz gemiyle demirden bir deryada
Çok gömdün ellerinle seni satan dostunu
Ona kalmayacak bil dünya kalmaz sanada
Asıl ki hayata asılmak gerek
Çevre doluşmuş yılan engerek
Çizmeye girdin çokça gezindin
Bulaşma yılana zıplamak gerek
Zıpla çekirge biri ikiyi
Üçünde düşersen koşman gerek
Hayat safari elinde tüfeğin
Av olmadan avı avlamak gerek
Kayıt Tarihi : 6.04.2026 20:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!