KENDİNİ BİLENİN YOLCULUĞU
Bilgi çağında her şeyi tanıdık, öğrendik, bildik.
Bildik de bir kendimizi bilemedik.
Oysa kendini bilen,
Rabb’ini de bilmez miydi?
Bilirdi elbet…
Belki de bilginin kalabalığında
kendi sesimizi kaybettik.
Dışarıyı büyüttük,
içeriyi erteledik.
Gelin, bilmeye önce kendimizden başlayalım.
Kendimizle tanış olalım;
zayıflıklarımızı inkâr etmeden,
güçlü yanlarımızı putlaştırmadan…
Evvela kendimizle barışalım.
Çünkü kendiyle barış olan,
başkasıyla savaş halinde olabilir mi hiç?
Savaş, insanın önce kendi öz benliğinde başlar.
Ve orada galip gelen,
barışı da beraberinde getirir.
İnsan, kendini bildiğinde
güzellikler sessizce gelir.
İstanbul, 03.01.2026
Muhammed Bozbey
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 13:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bilgi çağındayız. Her şey elimizin altında: tanımlar, teoriler, reçeteler… Bir tıkla öğreniyor, bir bakışta hüküm veriyoruz. Dünya hakkında söyleyecek çok sözümüz var; fakat sıra kendimize gelince dilimiz tutuluyor. Bilgi arttı, farkındalık çoğaldı; ama kendimizi bilme meselesi hâlâ eksik bir cümle gibi duruyor. Her şeyi tanıdık, öğrendik, bildik. Bildik de bir kendimizi bilemedik. Oysa “Kendini bilen, Rabb’ini de bilirdi.” Biz ise bilginin gürültüsünde, kendi sesimizi duyamaz olduk. Belki de mesele, dışarıyı fazlasıyla ciddiye alıp içeriyi sürekli ertelememizdi. Kendimizle tanışmayı hep sonraya bıraktık. Zayıflıklarımızdan kaçtık; güçlü yanlarımızı ya abarttık ya da görmezden geldik. Oysa insan, tanış olmadığıyla barışamaz. Gelin, bilmeye önce kendimizden başlayalım. Kendimizle tanış olalım. Kusurlarımızı saklamadan, meziyetlerimizi şımartmadan… Evvela kendimizle barışalım. Çünkü insan, kendiyle barışmadan başkasına adaletli davranamaz. Kendiyle barış olan, başkasıyla savaş halinde olabilir mi hiç? Çoğu savaş, içeriden dışarı taşar. İçimizde çözülemeyen düğümler, başkalarında kavga sebebi olur. Kendimizle kavgalıyken dünyadan barış beklemek, susuz toprağa çiçek istemek gibidir. Barış, büyük sözlerle değil; küçük kabullenişlerle başlar. İnsanın, kendi öz benliğinin karşısına geçip “Seni gördüm” diyebilmesiyle… İşte o zaman savaş geri çekilir. Ve insan, savaşı önce kendi içinde kazandığında, barış ve güzellikler ardından sessizce gelir. Dileğim odur ki 2026 yılı; bilginin değil bilincin peşine düştüğümüz, evvela kendimizi bilmeye cesaret ettiğimiz bir başlangıç olsun.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!