İhanet hainlik gördüysek ne yapalım.
Her gün bin can ölür, biz ona yanalım.
Zalim dinlemez teki, çoğu hep aynıdır.
İnsana karşıdır her daim yılanın soyu.
Umurunda olmaz ki gitse bin hayat.
Düştü mü, çıkar yolu yoksa koynunda.
Kas katıdır tüm dünyamın yumuşak yerleri.
Ve bende öyle olmak zorundayım kas katı.
Bu yüzden eskiyor kurşun olmuş kanatlarım.
Bahar gelmesin kış olsun bundan razıyım.
Bir daha asla dönmem geriye böylede iyiyim.
Saklansın gönlümün derinliklerinde o neyse.
Hayat bir patika cıvıltıları duyulmaz kuşların.
Git gelelerin yaptığı kuytular tenha değil.
Rüzgâr değerse kuru toprağa hışırtı olmaz.
Bilirim layığımız şüpheli kömürden, ateşten.
Uykularda kalmadı, kabuslar patikalarda.
Ayak seslerine basıyoruz uykularımızda.
Susarsam bil ki canım çok acımıştır ondan.
Dalıp dalıp uzaklara baktığımı gördüğünde.
Her şeyin yıkılmasına, verdiğim tepkiden.
Her şeysiz kalmak zordur, akşam kuşları nerde.
Bilmedim bilemedim, dağılan ruhum nerde.
Alıp götürmek neden düştü aklınıza bilmem.
Bozulma şeklimiz ruhumuza hikmetiyle üflenmiş.
Geçmişimiz sevgi ve güzellik iken unutulmuş.
Özenilerek oluşmuş ta özgür bırakılmış.
Aramak yol, yollar içinde gerekiyormuş.
Raflarca kurallar sanki uyulmasın diye dizilmiş
Hep ağır basmış; insanın içindeki çoklar.
Önce umursamazlar çaldı kapıyı.
Düşüncesiz, boş yüzleriyle birlikte.
Bağsız, bağlarını şimdi yanlarına alıp.
Pıtırcıklı kelimeler sırayla sarf edip.
Asabım durmaz uçar gider yerinden.
Kazdığınız toprakta, kuyular bir bakın.
Çok bekledim zamansız gelip giden zamanlı an.
Geçip gitmeyi ben burada hakkettim çoktan.
Direnmek boşuna olan bitenin kabulü gerek.
Döneceğim gün çok uzakta kalması gerek.
Anısı olsun kala kala şimdi yeniden demeye.
Kâğıttan kuklalarımı yapmışım meğer.
Neye benzer sen bilmezsin benim sevgim.
Seherde kirli isimleri dur, pürü pak ederim.
Kıskanır anlımdan vurmak ister diğerleri.
Üşür yüreğim bir an görmesem sevdiceğimi.
Işıktır, karanlık şafağımı ansızın aydınlatır.
Göğünü kaybetmiş, vurmada nabız.
Sığındık yine güneş merhametsiz.
Kurtuluş habercisi olur güvercin.
Denize sevdam yol kenarında.
Oklar işaret ediyor ayyuka çıksın.
Gün geçti yıkanıp gitti geride bir çöl kaldı.
Şaşkın zamanlardan hatıra, acı bir tebessüm.
Sırtımızı yasladığımızdır soğuk taş bir de demir.
Zehirli sularda yüzdük eridik ah nede derimiz.
El oldu elimizle vakitli suladığımız çiçekler.
Gözü kara yedi kollu ahtapotlar sömürdü bizi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!