Sevgilim, kemiklerimi kırıyorlar.
Seni düşündükçe burnumda tüter kokun,
ama şu an duyamıyorum kokunu
burun kemiklerim paramparça,
her nefes alışımda bir yokluğun çöker içime.
Göğüs kafesimi kırıyorlar, sevgilim.
İçimde bir yer, kanadı kırık kuş gibi çırpınıyor.
Kalbim, göğüs kafesimin en hassas çocuğu,
demir parmaklarla sıkılıyor orada.
Sevgilim, o ipek saçlarını okşayamıyorum şu anda.
Ellerim saçlarına uzanmıyor
sorma nasıl,
ellerimin kemikleri tek tek kırılıyor,
her kırık bir hasret çiçeği açtırıyor içimde.
Seni görmüyorum,
göz kemiklerim kırılıyor.
Seni duymuyorum,
kulak kemiklerim kırılıyor.
Ah sevgilim, ah neredesin?
Gel,
sevdiğinin kemiklerini kırıyorlar!
Saçlarını okşayan elleri kırıyorlar,
gözlerini saklayan çukurları,
kokunu taşıyan burnunu,
seni saracak göğsünü kırıyorlar.
Kemiklerim kırılıyor senden uzaktayım.
Ey sevgilim,
biz bu kadar uzak olmamalıydık
uzaklık değil bu,
bir kırık fısıltının dağlara vuran yankısı.
Gel ki kırıklar birleşsin,
kemikler yeniden kucaklasın ruhumu.
Sen gel,
kemiklerimin ızdırabı bitsin.
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 20:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!