Bir lokmaya muhtaç olup bakarken
Çaresizce avuçları açarken
Uzattığım ele tekme alırken
Kalk gidelim hadi burdan diyorum
Bizim eller garip olmuş yanıyor
Kalmadı Onur
Kırk yıl desem anlatamam anlamaz
Söyleneni bir kez olsun duyamaz
Koltuktanda bir gün olsun cayamaz
Şu garibi düşünmeyen insan mı
Bu nasıl gidiştir bu nasıl iştir
Öğüten dişliler öküz düveni
Her türlü kötülük sanatsal iştir
Kimsenin kimseye kalmaz güveni
Minare sığmıyor kılıfa gayrı
Bu nasıl gidiştir bu nasıl iştir
Öğüten dişliler çarkın düzeni
Her türlü kötülük sanatsal iştir
Kimsenin kimseye kalmaz güveni
Minare sığmıyor kılıfa gayrı
Neyleyeyim makam ile mevkiyi
Göremezsem ilerleyen bir genci
Ülkemi de ilerletecek genç beyni
Neye yarar yaptığım, yılların eğitimi
Hep kızarım kendime, her demde
Dünya olmuş bir kazan, hiç durmadan kaynıyor
Ne dost belli, ne düşman, herkes oyun oynuyor
Gökten rahmet beklerken, her an bomba yağıyor
Kızıl kanlar akarken, gözler kana doymuyor
Gözleri kan bürümüş, sevginin adı kalmış
Kan damladı anavatan toprağa
Gözyaşları seller gibi akıyor
Doymaz oldu şehitlerin kanına
Ýüz yıllardır gözyaşları akıyor
Şu vatanın her karışı altındır
Kandırmak sanat olmuş, yananlara aldırma
Yerlerde sürünen var bırak yatsın kaldırma
Uyanırsa o yürek, sakın ola saldırma
Bir kalkarsa ayağa, alır ayak altına
Gidip gezip görmüştüm hepsi muhtaç ışığa
Gönül dedim gönül, olsun huzurum
Özümü öldürdüm yoktur gururum
Yaktılar yıktılar var mı onurum
Ömür boyu neler neleri gördüm
Önüme dizildi kocaman dağlar
Aradım günlerce dağda bayırda
Beni, bende degil, uzakta gördüm
Yıldızlar altında her gün kahırda
Bir sevda içinde, gönülde gördüm
**
Duygular durmuyor yeniden coştu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!