Ezanlar inletiren, her gün arş-ı alayı
Nefis düşmüş gaflete, mabetler yetim kaldı
Kahırlı dedelerin, gelir her gün alayı
Camilerde gençliğin, cemale hasret kaldık
*
Esnaf malı satmaya, durmadan reklam yapar
Ezelden ebede çıktığım yolda
Yürekten imanı eksik eyleme
İncedir uzundur gittiğim yolda
Dilimden Kuranı eksik eyleme
Ruhum senin beden senin can senin
Gün göstermez bulut gibi gerilen
Engelleri sıra sıra dizerler
Yüreğimi gece gündüz eriten
Sözde candır, candan vurup ezerler
Gül'üm diyen, niye gülmez yüzüme
Dünyanın belası insan katili
Peşine taktığı soysuz itlerle
Korkağı cesuru bir-LEŞ-miş eli
Garibi mazlumu ezmek isterler
Ayısı çakalı kurdu köpeği
Ayak faslı yatak faslı şuh faslı
Eğlencenin dozu artarken bir bak
Kimi güzel ister, kimisi kaslı
Ayyuka çıkan şu feryada bir bak
Gözleri kararmış beyinler sarhoş
Fındık kurdu yaşarken, kabuğun içinde
Huzurla geçer günler
Kaygısı yok yarından,
Keyfini çıkarırken
Rızkı veren Hüdaya, günlerce dua eder.
Dönüp bakar beşere
Fırtına estirip canlar yakarken
Ne oldu da şimdi susar oldunuz
Kararan günlere kucak açarken
Karalar bağlayıp kusar oldunuz
Yüreğe verirken acıyla sızı
Gözünü kapayıp ağzını açan
Dilinden sıçrayıp parlayan ateş
İnsanı canından bezdirip yakan
Hayattan koparan fitnedir ateş
Tilkiler bir olup plan yaparken
Gardaş niye böyle olduk söyleyin
Ağlamayan güzel günler isterim
Ağlatanı hele bana gösterin
Tükürükle onu boğmak isterim
Sokaklarda insan diye geziyor
Gün batarken kızıl güneş ufukta
Gözlerim enginde gönlüm hayalde
Içimde heyacan titrek ruhumda
Bir kaçak yolcu var gözü gönlümde
Bir tutam umuda sarıldık kaldık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!