Gözleri kararan açar ağzını
Söylenen sözlerin sonu gelmiyor
Körüğe asılan verir gazını
Harlanan ateşle oyun oynuyor
Taraflar saf olmuş nefretle bakar
Gönlümdeki duygular, sıralanıp gelirken
Anlatmaya yetmiyor, dil tutulup kalırken
Sanmayın ki çaresiz, gözler kelam ederken
Bakıp görüp anlayan, o yüreğin var mıki?
Bırakıpda giderken, bakmıyorsun arkaya
Köyden çıkmış, ayağında var çarık
Elleri de param parça hep yarık
Yanakları güneşten de pek yanık
Kimse bakmaz, şu yüzü de çok alık
Yıllar geçer düğün dernek dolaşır
Zülüfler dökülmüş süzüyor gözler
Yüreğin derdini dillerin söyler
Özünde sevdalar için de közler
Nurani güzellik özde bellidir
Gerdana inciyi ne güzel dizmiş
Elde sopa, bağda, dağda gezerken
Her bir yerden aldım farklı kokuyu
Bir kekiği, avucumda ezerken
Senin sandım, çektim özel kokuyu
*
Heyecandan gel git yaptı yüreğim
Yaz kızım yaz herkes duysun kararı
Kesip atın yalan diyen dilleri
Kırk kırbaçdan beter olsun yarası
Acımayın kesin atın dilleri
Kaşı gözü durmaz oldu yerinde
Bir name yazmaya niyet eyledim
Bütün gece n'oldu oynamaz kalem
Uykusuz geceyi sabah eyledim
Dertten başkasını yazmıyor kalem
Aklımda dolaşır kırk tane tilki
Türkün bayrağını bilmem diyene
Selama durdurmak yeminim olsun
Arkamdan hırlayıp küfür edene
Özürü diletmek yeminim olsun
Sırtını dayamış görsen ayıya
Ne bu yıl, ne geçmiş yıl, nede gelecek yıl
Takvimler atar gün gelince yeni bir yıl
Bilmeyen bilmez, ne bu yıl ne gelecek yıl
Ne umar, ne beklersin,ne verecek yeni yıl
Gün geçer,hafta geçer, ay geçer,sonlanır bir yıl
Düne bakıp utandım, nedir bu hal diyerek
Uzun uzun düşündüm, utandım benliğimden
Bir yanım dert içinde, deli gibi gülerek
Hayal kurmak bir yana utandım benliğimden
*
Oturup hesap yaptım, küllü zarar etmişim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!