Acı, kareli bir sofra bezinin bizi indirgediği kadar sosyetik değil
Bıçak sesleri gelmiyor parmaklarımızın tıkırtısından başka
Kalbi sıkışan bir kalbur ne kadar ağırlık eleyebilir
Öz ellerimiz tutmuş dilekçe olmuş katil damgasına…
Her şey beyaz, gözlerim kararıyor gibi sütten
Kızların çeyizlerinden para zimmetliyorum
İğne beyaz, ip beyaz, kasnak beyaz
Dokuduğum motifleri azdırıp hasretlendiriyorum mobilyalara
Oysa çeyiz dediğiniz şeyde tek elzem şey bir tren
Ah bilmiyorlar aşkta yeni yetmeler yaşamadan bilemiyorlar
O örtüleri kuyulara, tünellere, ışığı patlamış abajurlara sermeden…
Kûn emrinin itaatiyle kırıp dizimizi oturdukmu yaşama
Gerisi izahı orantısız bir ekmek bölüşmesidir
bir de dervişlerin sarığından rabıta çalsak aşka
Ve âmin desek bir anne sesinin Rabbena’sına
Ayakkabılarımızda gişe yapan her film sırat-ı müstakimdir…
Yere uzanmış ekose desenli örtü kadar sosyetik değil acı
Bunu dedik tamam
Acının tene nüfuzu sevgilimiz terdekince başlar. Bu zaten tamam
Kalbimizi donduran kanların kuşsal mezarı
Trenlerin eklem yerlerinden başlayan gitme kal pasları
Ve akabinde yola çıkma fobisi olan otobüslerin dramı
Geometrik bir kıyametle fena kelebektir…
Kayıt Tarihi : 19.10.2013 03:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




kalkıp düşmeden
Soyunsun senden çaresizliğim
Kabullendim artık amenna
Varlığın iki dudak arası nasipsizliğim
Kaderin cilvesinden ' VE YA 'Söyle Kessem hüznün damarını, Oluk oluk aksa acı' çok güzellerdi.eleştirmem çok bilmişligimden ya da sizi şiirden sogutmak için degil yazdıklarınızı sevdigimden.yoksa burda o kadar çok şair diye gecinen var ki hangisini uyaracaksınız :) saygılar
TÜM YORUMLAR (1)