Keleşo...
Dünya aynı değil.
Sakalimdaki tek tük kızıl yavaş yavaş
beyaza döndü, boyum devrildi.....
Güneş benzer acılarla vurmasa da;
Paris ile yakın enlemdeki Dicle Vadimizde
Kardeş kavgası bitti mi söyle
İklimi sertti, bizi de yonttu
Sana kafful kadalardan dönüp de geldim.
Keleşo senin yüzün aynı.
Dünyanın kendisiyle bir derdi var artık..
Kiryojenik beden dondurmalar, yapay zekalar
Zottizonik füzeler....
Kuantum savaşlar, akılsız telefonlar...
Başımıza bela ettiler Keleşo...
Uğruna ölünülen sevda kalmadı hiç;
Ve karton haliyle tutulup
Francheise kafelerde satıldı hızlı aşklar...
Memurlar kredi faiz oranlarından şikayetçi şimdi.
Depremlerle büyüyor bazı hisseler
Keleşo... Sen aynısın
Dünya aynı değil. Değişti mevsimler...
Zaman, vuracak bizi sırtımız dönük.
Yelkovanlar.... İçi boş saatlerle,
Nereye gitsem dövmelerimden tanırlar beni.
Eski yaralarım..
yine bir asit yağmurunda kurudu....
Devrin renk tonu yalan skalasında
Rüzgardan da yoruldu tahta kılıcım...
Keleşo! Vay Keleşo... Lo Bedaro...
Getir Karacadağı sürülsün yüzüm
Elindeki narı taşa vur dizim dağılsın
Toprak damlı düşlerimize yağmur çilesin
Bana Malabadi'yi bir daha anlat ....
Kayıt Tarihi : 30.8.2025 13:13:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!