Kurtulmuyor bu salak kalbin burnun dikine gitmekten,
Nerde bulsa bir duvar inatla çarpıyor yıkamayacakken,
Neden düz yolu değil de nerde yokuş var onu seçiyor.
Durmuyor yerinde, nerden geliyor bu enerji,
Bu sempatiklik neyin nesi,
Peki ya bu gülümseme kime, kim bir çiçek yaprağı koydu ki avcuma çiçek açtı gönlümün küçük bahçesinde,
Niye bir gününü kalbimde geçiriyor,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta