Boğazın kokusunu solumuş
Bir İstanbul bebesi.
Belki birazda serserisi.
Anasının dizleri dibinden
Hiç ayrılmamış
Büyümüş de büyümüş
Ama çocuk kalmış
Bir ana kuzusu.
Kimlik taşımayan
Kalıplara sığmayıp taşan
İnsan olmaya çalışan
Sen ben gibi bir ben.
Hayat bu
Nerde başlar
Nerde son bulur
Arada hangi duraklarda
Molaya durulur
Bilenden başka bilen yoktur.
İşte bende
Böyle bir mola verdim...
Ana ocağından
Hasret kucağına...
Kendimle
Yalnızlığımla baş başa...
Benim,
Bizim dağlarımıza...
Kekik kokarmış
Önceden dağlarım
Şimdiyse kan
Keklikler oynaşırmış
Meşelerin diplerinde
Şimdiyse pusudaymış Azrail.
Mutluluk,
Huzur unutulmuş
Anaların gözlerinden
Gözyaşı akar olmuş.
Korkmak varmış
Korkarak yaşamak
Ama korkmadan
Teslim olurmuş körpe canlar
Birer birer kara toprağa...
Mevsim hep kışmış burada
Baharlar unutulmuş...
Güneş küsmemiş
Ama küstürülmüş...
Doğmaz olmuş aydınlık
Unutulmuş dağlarıma...
Kim bilir?
Belki tekrar gelir bahar...
Yine kekik kokuları sarar
Dağlarımın dört bir yanını...
Kim bilir?
Belki tekrar gelir bahar...
Yine keklikler oynaşır
Şenlenir meşe ormanlarım...
Kim bilir?
Bir gün yine güneş doğar
Unutulmuş topraklarıma.
Kayıt Tarihi : 29.3.2009 18:35:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Yaşadığım diyar için... 29.03.2009

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!