Ne zaman bir kitaba başlasam,
aklıma satır satır sen düşüyorsun.
Bir cellat gibi doğruyor gözlerin gecemi.
Ufukta çakan şimşek mi,
sözlerin mi seçemiyorum.
Bir kaç kadeh kaldı şişeyi bitirmeye,
içtikçe sen oluyorum...
..
On İki Eylül ve Evrenin Askerleri
Bundan tam otuz dört sene evvel Türkiye de kıyametin koptuğu an, işte! Tam bu gün, bu vakitti.
Sözde vatan sevdalısı, sözde milli mücadele, sözde insanlığın huzuru, sözde beşeriyetin birliği, sözde, milletimin dirliği, sözde vatanımın bekası, sözde vatandaşımın özgürlüğü içindi kara eylül devrimi.
Yemyeşil bir bahçede sanki bir ağacın dalını budar gibi buduyor du evrenin askerleri yiğitleri mi, bir sağdan, bir soldan, iblisi kebirin surunu üflemesiyle kıyameti kopartmıştı şu cennet vatanımda.
Ben ve benim gibi daha ergenlik çağında, çiçeği burnunda, tüyü bitmemiş yemyeşil yağız delikanlıların istikbalini karartıyor ve masumun, mazlumun, vatanımın vatandaşımın, birer birer kanını döküyorlardı evrenin askerleri.
..
Gören işiten rabbindir. Mutsuz musun? İncindin mi? Kendini iyi hissetmiyor musun? Rabbinden iste lakin melekleri aracılıyla dile, bilirim ki rabbime aracıdır onlar... Tüm kusursuzlukları görmezden gel, affet, sev sevil ve meleklerden rabbine aracı olmalarını iste... Sonsuzluğa kaçma, sonsuzluk insanın kalbindedir. Çünkü kalbinde rahman ve rahim olan Allah vardır. Bazen daralıyor nefes alamıyor olabilirsin! O sen değilsin! Sana bir nefes kadar yakın olan rabbindir. Ve şimdi hisset ve meleklerden feyiz al iste... Rabbini yalnız bırakma. İste... Dile... Kötüye dair yaşadıklarını unut... Geleceğini tayin et, mutluluk bir nefes kadar yakın... Bilirim ki yaşadıkların kaderin senin, lakin kederin olamaz. Keder yok, üzüntü yok, mutlu olmak için sebep çok... Kalbine, ruhuna, nur denilen rahmani yerleştir. Değişime hazır ol.
Hadi! Yeni güne BİSMİLLAH...
Sessiz Bekleyiş
..
'Evet' ile çoşar ruhum,Bezm-i Elestten beri
Ne sevinç bilir gayri,ne hüzün,ne de keder
Silindi tüm ezberler,'Belâ' dedikten beri
Bir kelâm var dilimde O'nla başlar ve biter
Lebbeyk!
..
Temmuzlardan bir gündü, isdi, karaydı
Sivas’tan bir bulut geçti, yangınını bıraktı
Yağdı acı, yağdı keder, ölümler yağdı
Temmuzlardan bir gündü, yüreğimiz karardı
Ah Madımak, üzerime çöreklenen türküsü yangınların
Ah Madımak, Temmuzlarda hep yeniden yanarım
..
Karalarım her yere adını satır satır.
Bu ne güzel duygu ki hiç bitmesin içimde.
Ne keder var içinde ne de ağlatan kahır.
Bir çocuk kahkahası var sanki sevincimde.
01–06–2009
..
Şimdi beyazlar martı kırmızılar karanfil
Burgazada kahverengi, Kızkulesi fener
Tüm rüzgarlar atkı soğuklar tek eldiven
Üsküdar kor içimde Salacak hep keder
Hani gideceksen artık gelme diyordun
Nasıl gelirsen ne olur arama oldu kader
..
Saat tik tak örüyor zamanı ilmek ilmek
Muamma yırtılıyor, kalkıyor sis ağlama.
Haksızlık karşısında var mı öyle eğilmek.
Meyvesi çok tatlıdır sen sabret, sus, ağlama
Kalkacak üstümüzden korkunç kâbus, ağlama
Aş içindeki dağı, yıkmasın seni keder.
..
Keder insana paslı bir zincir
Takma koluna bileğin incir
Mutluluk baldan tatlı bir incir
Bulursan onu herkese yedir
(12 Ocak 2006/ İstanbul)
..
son pişmanlıklar, bitiş, acı, keder ve hüzün
bittiği noktadasın artık her türlü sözün
ne söylenebilir ki şimdi tam bu noktada
şairim yeter artık gülsün, o hüzünlü yüzün
10/02/2009-Ankara
..
Kadın gözlerinde nice keder gizler.
Kadın sabırdan susuşlarıyla ne kaleler inşa eder.
Vefada,cefada dik duruş sergiler.
Gün gelir aynaya bakmayı unutur, yüzünde kahırlardan çizgiler
Yinede inatla toparlar kendini yeniden ayağa kalkar, acıyı,çileyi, yorgun yüreğinde harmanlar ve hayat meydanında ben daha ölmedim der gibi gülümseyerek dansına başlar...
..
İncili Çavuş Osmanlı elçisi olarak,
Çıkıp Fransa Kralının yanına gider.
Kral yamalı elbise görünce gülerek,
Senden başka Osmanlıda adam yok muydu der.
İncili Çavuş Türkler size olmasın keder,
Osmanlı adama göre adam gönderir der.
..
Seyir ettim alemi
Gördüm suçsuz öleni
Gam keder sardı beni
Böyle oldum ELEMİ
30.07.1996 Adana
..
Gözlerinde gözyaşı, Elem keder olmasın
Ağlama ey sevdiğim, Mateme durur güneş
Mevsimlerin karakış, Ruhun hüzün dolmasın
Zemheriyi bitirir, Aşkınla yanan ateş
Evet de bana yârim, hayallerim solmasın
(İstanbul - 30,07,09)
..
Ah kardeşim ah derdin dert olarak yeter
Çektiğim kahır/çileyse mevtten de beter
Ölmeseydi peder olur muyduk hiç heder
Söylesene, kimde vardır bu kadar keder
27.12.2004-12.27
..
Sus artık kalbim sus artık yeter
Ellerimle seni göğsümden sökesim gelir
Verdiğin bu acı bu keder yeter
Terk edip dünyayı gidesim gelir
Attığın her atış artık acıdır bana
Pınarını terk eden damlalar gibi....
..
kaderde varsa eğer;
elem, keder
bu can susar,
bu can sabreder...
Aydın Gürz
..
Gece seni giyinir, ne venüs, ne de ay olur gökte
Bir can sıkıntısı başlar, içimde gezinir gam, keder
Büyülü dudakların gezinir tenimin en ücra köşelerinde
Tatsız tuzsuz hayaller, rüyalarımda gelmezliğin bom boş
Boynu bükük annesiz, babasız yaşadığım sanki bu dünya.
Birden efsunlu gülüşlerin peydahlanır bir köşede
..
Belki iki günlük aşkların adamı öylesine bir serseriydim. Sevmeyi bilemezdim, sevemezdim. Günümü gün eder her gün biriyle gezerdim. Aşkı bilmezdim tatmamıştım. Sevgiyi senden önce nereden bileydim. Sevmek nedir anlamazdım. Aşka düşenlere gülerdim. Bunlar deli herhalde derdim. Aşka düşmeden önce, yakardım beni seven kalpleri şimdi anlıyorum nasıl üzmüşüm onları.
Çünkü biri de beni yaktı. Şu an yüreğim yaralı. Bilmezdim bir gün bende kara sevdaya düşeceğimi sevmek işte buymuş;
Kısacası acı, keder, dert, nefret birde gözyaşı
Aydın GÜRZ
..
O her şeye gücü yeter.
Her şey ona boyun eğer
Ona kul ol bitsin keder
Bu hayat herşeye değer
25.01.2001
..



