Keçi çobanı/öykü
***
Öğlen güneşi öyle parlaktı ki bütün keçiler kaynağın başında toplanmış kana kana su içiyorlardı,küçük kız da keçiler gibi eğilmiş dudaklarını suya değdirerek su içiyordu,yeşil gözleri suda dört yapraklı bir gonca gibiydi.
Parmaklarıyla keçileri saymaya başladı.serçe parmağını tuttuğunda gözleri Mercan adlı kırmızı ve siyah benekli yavru keçiye bakıyordu,iki Zeytin,üç Kıdıman,dört Gökkeçi,beş Aykızı,altı Teke...hepsi tamamdı,iri bir meşe ağacının gölgesinde uyku vaktiydi keçiler için.
Mercan yere uzanmış Zeytin`de onun boynuna koymuştu başını hemen ortalarında Kıdıman bir küme halinde uyuyorlardı,diğerleri de ayrı ayrı ama birbirlerine yakın uyuyorlardı, sadece Teke bu kecilerin biraz daha uzağında ama onlara bakarak uyuyordu.küçük kız azık için getirdiği lavaş ekmeğinin arasına tulum peynirini kınalı elleri ile usulca döküyor maharetle dürümünü hazırlıyordu,gözleri Mercan ve Zeytin`in koyun koyuna yatmasına takılmış ve bunun çok kıskanmıştı.
-kardeşlik ne güzel bir şey, diye geçirdi içinden.
suyun sesi ve rüzgarın serin esintisinin meşe yapraklarındaki uğultusu ile oda göz kapaklarını kapattı,bir çıtırtıyla uyandığında bunun ordan geçmekte olan bir kaplunbağa olduğunu farketti,keçilere baktı göz uçuyla ve yine gözlerini kapattı.
Düşünde yem yeşil ve geniş kırlarda otlayan bu keçiler arasında küçük bir kuzu olarak gördü kendini.keçiler ve kuzu sevinçle oyunlar oynuyorken birden güzel bir yağmur yağmaya başladı oyunlarına doğa anada katılmıştı, o sıra bir dokunmayla uyandı, gelen annesiydi,yağmura sarılır gibi sarıldı ona
-seni çok seviyorum ana,dedi elleriyle annesini sımsıkı sararak.
...
Temel KurtKayıt Tarihi : 27.5.2006 21:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)