Yine yalnızdım dün gece
Uyku yoktu gözlerimde
Vurdum kendimi sokaklara
Arkama bakmadan yürüdüm
Ben vardım
Yalnızlığım vardı
Koç-yiğidim mektup saldım al diyor
Aldım mektubunu durma gel gayrı
Kara gözlüm efkârlanma gül diyor
Kalmadı bende gülecek hal gayrı
Mor dağlara karargâhlar kurulsun
Şimdi bizim eller boran mı, kar mı ola
Burada bahçelerin gül gül olduğu zamandır.
Acep bir arayan soran var mı ola
Yine gönlüme bir hal hal olduğu zamandır.
Düştü mü cemreler toprağa, suya
Hani bazen tükenir ya ümitler
Hep sisler içinde kalırsın çaresiz
Ya yağmur yağsa dersin ya da kar
Gelmez bir türlü beklenen o bahar
Siz beni öldü mü sandınız
Darağacına çekmekle
Zalimler, zorbalar ölür
Karabasan gecelerde
Kanlı elleriyle cellatlar ölür
Siz beni öldü mü sandınız
Havada bölük bölük
Giderken kırlangıçlar turnalar
Bir gariplik çöker içime ince ince
Depreşir gönlümde eski yareler
Sonbahar gelince
Solar ruhumun al-yeşil örtüsü
Dal sevdasız yaprak vefasız
Hep ağlamaklı bulutlar
Hangi kapıyı çalsam yalnızlık türküsü
Hangi tele dokunsam karamsar
Hani kanatlarından yaralı bir mevsim
Gitti de maziyi unuttu demişsin
Ben unutsam da gönül unutmuyor Sultanım
Ellerin yurdunu mesken tuttu demişsin
Bin gurbet bir sıla etmiyor Sultanım
Sitemler yollamışsın bana oradan
(Gülten Akın’ın Şiirinden esinle)
*
Bakmayın şaşaalı duruşlarına
Arkası yok dayanağı yok
Bitmiş hikayeleri
Bitmeyen çilemiz alın yazımız
Yürekte yara oylum oylum
Bizim türküler
Titreyen telimiz çalan sazımız
Dert kokar buram buram
Bizim türküler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!