Bir gece, bir sokak lambasının titrek ışığında,
Ruhumun gölgesine bastım farkında olmadan.
Zamanın içinde asılı kalmış anılar
Ayak bileklerime dolandı,
Eski bir şarkının nakaratı gibi
Dilimin ucunda sallandı sessizlik.
Kırık camların ardında kalan sesler gibi,
Geçmişim, hala çatlak bir aynadan bakıyor bana.
Ne tam unutulmuş, ne de tam hatırlanmış…
Gözlerimi her kapattığımda,
Bir sokak lambasının titrek ışığında
Beni izleyen bir çift göz var.
Bir şehri terk eder gibi terk ettim kendimi,
Ama caddelerin kaldırımlarına kazınmıştı ismim,
Ve her döndüğüm köşede
Beni tanıyan bir gölge vardı.
Bir zamanlar sevdiğim biri mi,
Yoksa sadece kendime gecikmiş bir vedam mıydı, bilmiyorum.
Geceler boyu kendime sığındım,
Ama içimdeki boşluk bile
Bana yer açamadı.
Sana dönen tüm yolları ezberledim,
ama hiçbirinin sonu sen değildi.
Her sokağın ucunda,
senin sesinden yapılmış bir duvar vardı,
ve ben ne zaman ona dokunsam,
paramparça oluyordum.
Sorularla yürüdüm,
Her adımda biraz daha kendime batarken.
Hangi yol beni bana götürecekti?
Hangi suskunluk içimdeki gürültüyü dindirecekti?
Kendi içimde kaybolmuş bir yolcuydum artık,
Ne varış noktam vardı ne de dönmeye cesaretim.
Ama biliyor musun?
Bazen bir sokak lambasının altında durup
Hiçbir yere gitmemek de bir yolculuktur.
Bazen bir gölgeye bakıp
Kendi ışığını hatırlamaktır mesele.
Ve belki de en önemlisi,
Kaybolduğun yerde,
Kendini bulabileceğine inanmaktır.
Kayıt Tarihi : 15.3.2025 19:40:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!