Gençliğim avuç içlerimdeki güller gibi soldu,zamansız.
Çocukluğumu hiç sorma,
Benim bile bilmediğim o eski zamanlardan kalma hüzünlerle sarardı,
Eski siyah beyaz resimler gibi çabucak,apansız.
Ne zaman büyüdüm,ne zaman yaşlandım..?
Benim mi bu titrek eller,bu buğulu gözler,ak düşmüş bu saçlar..?
Ya bu boynumda ki gitmek bilmez adımla özdeşleşmiş hüzünler..?
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



