Gitme dememeliydim,
çünkü
Kapıyı kilitlemeden
giden sen değildin.
anahtarı kıran bendim.
Öfkeyle çarpıp çıkan
Duyulmayan
ayak seslerin değildi
kulağımda yankılanan;
beni eksilten,
içimde kopan
o sessiz feryattı.
Beni benden alan
gözlerin değil,
o gözlerde
kaybettiğim kendimdi.
Ardından bakarken fark ettim;
kaybolan sen değildin…
bendim.
Tıpkı rotasını kaybetmiş
bir gemi…
Ne bir liman vardı
yanaşabileceğim,
ne bir yol vardı
ardından gideceğim.
Sen yürüyüp giderken
ardında kalan sendin belki,
ama
sana bakarken kaybolan
yıkılmış bir “ben”dim.
Çıkmaz sokakta
kendi adımı çağırdım,
duyan olmadı.
Şimdi anlıyorum;
insanı en çok yakan
birinin gidişi değil…
çaresizlikle
kucaklaşmakmış.
Ve çaresizlik,
sessiz bir misafir gibi
otururmuş insanın içine.
Ne kovabiliyorsun,
ne alışabiliyorsun.
Gözlerim kapıya değil artık,
içimde yarım kalan
o cümleye takılı.
“Kal…” diyebilseydim
belki değişmezdi hiçbir şey,
ama en azından
kendime bu kadar yabancı kalmazdım.
Çünkü insan
bazen sevdiğini değil,
söyleyemediğini kaybedermiş.
Ben seni susturmadım;
kendimi susturdum.
Ve sustukça
içimde büyüyen o boşluk
senin yokluğundan değil,
benim eksikliğimdenmiş.
Bir gemi limanı bulamayınca
denizi suçlarmış ya —
ben de kaderi suçladım uzun süre.
Oysa rota elimdeydi
ama pusulam
korkuydu.
Şimdi geriye dönüp baktığımda
anlıyorum;
senin gidişin bir son değildi.
Benim yüzleşmekten kaçışım
asıl vedaydı.
Ve en ağır gerçek şu:
İnsan bazen
sevdiğini kaybetmez —
olabileceği kişiyi kaybeder.
Ben…
seninle değil,
kendimle geç kaldım.
Ama geç kalınan şey
aşk değildi.
Ben,
kendi içimde
çoktan terk edilmiştim.
Sen giderken
bir kapı kapandı sandım —
meğer içeride
kimse kalmamış.
Ve şimdi biliyorum;
Kaybolan ben değildim.
Çünkü
ortada
kaybolacak
bir “ben”
kalmamıştı.
Kayıt Tarihi : 22.2.2026 21:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!