bir bez parçasıydı
tüm sevişgenliklerimizi
kapatan
gözlerimizi yummadık mı
o geceüslerine
kent bakışlarımızla
izlemedik mi, sevmedik mi
mahallenin çocuklarını, kedilerini
çiçeklerini
inceden uzayan kaldırımlardım ben
yalnızlık benim işimdi, bilirsiniz
tüm kalabalıkları bire tamamlardım
kendimken
bildiğimiz tüm çıkış kapıları
kadınların bedenlerine gömdük sonra
her şeyi oraya
kendimizde olmayıpta olmuşçasına
ne yalan söyleyim bende gömdüm
yoksa sen hala kapatabilirsin gözlerini
güneş çıkardı şimdi, tüm çıkarlarının tepesine
saçlarım daha seyrek şimdi
tepe başlarında, meralarda, şehir dışlarında
daha seyrek şimdi
bakışlarımda
hangi insana baksam
biz öldürmedik mi kendilerimizi
biz kaybetmedik mi
yalandırdığımız cümlelerimizi
ne yalan söyleyim
ben kaybettim
zamanı gelir mi ki tüm aldanışların
yahut sevebilir mi sıradan birileri
taş taş üstünde güneşlenir mi
öğlenleri
sanmıyorum
bir bez parçasının altına gizlediğimiz
sevişgenliklerimiz
bir tahta parçası altından seslenir
şimdi değil o zaman
gelecek gelecek göreceksiniz
inanmasanızda olur
ama sizde geleceksiniz
benim bakışlarıma değen ne varsa
sizde dokunacaksınız
ceplerinize sokuşturduğunuz
aşklar, biliyorum
delecek yüreklerinizi
biliyorum
ne zaman çıkıp gideriz bu kentten
bu kentli bakışlarımızla
ben uzakta değilim,iki adım atsanız, kalabalıklaşırız
umursamıyorsunuz...
şimdi diyorum
daha seyrek
yalnızlığım
siz kuraklaştırdınız oysa düşüncelerimi
odalarıma ışıyan ne varsa
siz söylediniz -söylemeyiniz-
sizin bu fotoğraflarınız
aşklarınız
bana hiç yabancı değil
bilakis bende ordan geldim
o yakınlığın yorgunuyum
beni yalnız bırakınız
çünkü siz bir tek
bunu iyi yaparsınız
yalnızlığım daha seyrek şimdi
Erhan TabakKayıt Tarihi : 21.3.2013 11:36:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!