Akşamdan kalma., henüz kendine gelememiş bir Beyoğlu arka sokağında karşılaşmıştım KAVAFİS'le...
İnsanlarının çoktan terk etmeye zorlandığı bir Rum apartmanının önüne çekilmiş tahta perdeye sırtını dayamıştı...
Ben de akşamdan kalmaydım ve günün bu erken saatinde çivimi sökecek çivi arıyordum...
Göz göze geldik.., selam verir gibi hafifçe gülümsedi ., ben de karşılık verdim ve merhaba dedim...
O .,şiir gibi bir ses tonuyla bana....;
-- İşte sonunda buradasın dedi..gelmişsin...
-- Evet buradayım dedim.., geldim...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta