Siyaha dönük yüzüm, iki parmağım arasında hüzün
şimdi bilmem kaçıncı kattan aşağı ilişiyor gözüm
saçlarının rengi beliriyor parmak uçlarımda
içime çektikçe beliriyorsun, yoksa hâlim harap
elli gram daha tütün içeyim diyorum, o da bana yasak
çaresizce ellerimi çenemde birleştirip izliyorum bu beton bozmasını
ve sokak lambası çatırdıyor, elektrikler yine kesik
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta