Ey mâh-ı tâbânım, gönlümde nûrun parlar,
Her nefesin bir duâ, her bakışın bahârlar.
Adınla uyanır sabah, sesinle susar gece,
Kalbim senin isminde, ebedî kararlar.
Bir an gördüm cemâlini, dizlerim çöktü yere,
Titredim, vecd içinde sustu bütün diyârlar.
Gözlerin kevser gibi, gördükçe yandım ben,
Bir damlası rahmettir, bin deryâ ağlar.
Saçların devrân olur, gönlümde rüzgâr eser,
Bir teline ömrümü versen, yine az sanârlar.
Ben bir kulum, aşkında buldum hakîkatin ses,
Her “Leylâ” deyişimde semâya çıkar nârlar.
Sensizliğin her nefesi, bir hicrân ezânıdır,
Duydukça yanar gönül, yakar olur diyarlar.
Ben bulut oldum, rahmetini arar yeryüzü,
Yağsam bile tükenmem, aşkınla var bağlar.
Sözlerin bir sır gibi dokunur kalbime her dem,
Dudaklarında nâz, gönlümde yemin ağlar.
Ey gül-i leyâlim, dikenin bile şifâ bana,
Teninde bile sükûn, kokunda ikrârlar.
Bir bakışın yeter, âlemler sükût eder,
Gözyaşımda nur olur, susar bütün çağlar.
Ben seni sevdim ey cân, zamânın ötesinde,
Vuslatınla dirilir, ayrılıkla donar dağlar.
Ey adınla dirilen kalbimin ebedî sır’ı,
Sönse de bu cihan, kalbimde doğar sabahlar.
Kayıt Tarihi : 3.11.2025 22:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!