haziran ayazında titriyordu
duvarda ki saate baktı aklında ne var sorusuyla
hangi zamanın elçisiydi kim bilir bu döner kurgulu dişliler
yorulmuş zihninin kırık zembereği gibi
saatin isteksiz tik takları
ruhunu tırtıklıyordu
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta