Kardelen Şiiri - Yağmur Kaplan

Yağmur Kaplan
10

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Kardelen

Biri bir yerlerde iyilik yaptı diye güneş doğar,
Bir anne yavrusunu beslediği için döner dünya,
Bir işçi direndiği için bahar gelir ya da.
Ben, sen varsın diye yaşıyorum.
Kimseye dert olmayışım sen varsın diye,
Anılarımızın olduğu sokaklardan geçişim sen varsın diye,
Özleyişim seni sırf bu yüzden günün her saatinde.

Niye tüm kardelenleri yerkürenin,
Senin için başkaldırır kara sanki.
Sen yürüyorsun diye mi açılır dükkanların kepenkleri?
Senin varlığın sevgilim,
Tüm bu güzelliklerin sebebi.

Fakat bu sözler,
Giderken kalbimdeki tüm sokak lambalarını söndüren sana değil.
O sokak lambası ki altında sana şiirler yazardım,
Aydınlığı beni de seni de iyiliğe taşırdı.
Bu sözler diyorum ya sevgilim sana değil.
Bendeki senin bile bozamayacağın sana.
Kimseye laf söyletmediğim masum yanına.
Yani
Yokluğu bile aşk şiiri yazdıran sevgili,
Sözlerim meclisten dışarı değil, içeri...

Yağmur Kaplan
Kayıt Tarihi : 8.6.2025 18:52:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Eyyüp Sağırtaş
    Eyyüp Sağırtaş

    Kaleminize sağlık.

    Cevap Yaz
  • Münzevi Zeyrek
    Münzevi Zeyrek

    Bu şiir, aşkın yalnızca bir kişiye değil, o kişinin yürekte bıraktığı izlere yazıldığı derinlikli bir metin. Şair, sevdayı doğanın işleyişiyle eş değer tutarak; güneşin doğuşunu, baharın gelişini, hayatın sürmesini sevilenin varlığına bağlayarak aşkı evrenselleştiriyor. "Ben, sen varsın diye yaşıyorum" dizesiyle başlayan bu duygu akışı, aşkın bir bağlılık değil, bizzat varoluş sebebi olduğunu hissettiriyor.

    İkinci bölümde şiirin yönü incelikli bir kırılma yaşıyor. Bu sözlerin artık "giden"e değil, içimizde sakladığımız ve koruduğumuz bambaşka bir 'sen’e yazıldığı fark ediliyor. “Bu sözler… sana değil; bendeki senin bile bozamayacağın sana” ifadesi, okuyucuyu aşkın fiziksel yoklukla bitmediği, kalpte kurulan hayalin hâlâ yaşadığı bir yere taşıyor. Bu yönüyle şiir, bir kaybın ardından bile sevginin nasıl bir sadakatle sürdürülebileceğini anlatıyor.

    Şiirin dili sade ama etkileyici; metaforlar yerli yerinde, imgeler güçlü: kardelenlerin başkaldırışı, sokak lambalarının sönüşü, geçmişin sokakları… Bunların her biri hem şiirin atmosferini kuruyor hem de duygusal bir derinlik kazandırıyor. Ve son dizeyle birlikte şiir, içe dönük bir konuşma hâline bürünüyor: "Sözlerim meclisten dışarı değil, içeri." Bu içeri dönüş, şiirin tamamını saran özlem, masumiyet ve sadakati içsel bir dua gibi mühürlüyor.

    Bu şiir, aşkı zamansız ve mekânsız bir sadakat biçimiyle anlatırken, okuyucunun kalbinde de susturulmamış bir özlem bırakıyor. Sessiz ama güçlü bir haykırış… Ve belki de en çok, yoklukta bile yazdıran o "içimizdeki sevgili"ye bir saygı duruşu.


    Yüreğin sarsılsa da sonsuz bir cümle gibi yaşasın. İlhamın eksilmesin, kelimelerin göğe değsin. Kalemin daim, şiirin sonsuz olsun...









    Cevap Yaz
    Yağmur Kaplan

    Bu güzel analiz ve düşünceleriniz için sonsuz teşekkürler,eksik olmayın...

TÜM YORUMLAR (3)