bir gül takıp ta sevdalı her gece saçlarına
çıktı mı deprem sanırdın ' kara kız ' kantosuna
titreşir kadehler camlar kırılır alkışlardan
muammer bey'in gözdesi karantina'lı despina
çapkın gülüşü şöyle faytona binişi kordelia'dan
ne kadar başkaydı her kadından her bakımdan
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Attila İLHAN'ın en sevdiğim şiirlerinden biri...
'çapkın gülüş', 'şöööyle faytona biniş',
'...ne kadar başkaydı her kadından
her bakımdan...'
Bu nasıl bir anlatım gücüdür!...
O şuh, işveli, ateş gibi ve zarif kadın..nasıl da zihnimizde tam teşekküllü canlanıverir.
Muammer Bey in iç çekişlerini nasıl bir sözcükde verir!
Bunu yapmayı nasıl başarır bu adam!...
Üstelik her şiirinde, her seferinde...
Bu nasıl bir gözlem gücüdür? Ne şaşırtıcı bir ifade, öyküleme yeteneğidir.
Bir görüp tanısan, öpeceğim O'nu güzel yanaklarından...
Sanki Attilla İLHAN olmasaydı, aşk eksik olurdu gibi geliyor bana. Ve daha pek çok şey.. Mesela eski sinemalar, mesela şehir, mesela İstanbul...
Sadri ALIŞIK'ın bir mektubu aklıma geldi. Şöyle yazmış; 'Paris'teyim ama senin gördüğün Paris'i göremiyorum Attila.'
Üzülme Sadri baba, hiç birimiz hiç bir şeyi onun gibi göremiyoruz.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta