Unutur zihnim, fakat hatırlar kanım.
Orada, mantığın oyunu bittiği zaman
En karanlık odadaki son, cılız kıvılcım
Tutar aşktan ve aşıktan kalanları toptan.
Sözcüklerin savaşı, hiçle sonuçlanacak
Kendine karşı süren ömürlük savaşın;
O ölü siyaha elbisesinden haykıracak
Kiraz kızılı mercan silsilesinden daha azını anlatsın.
Nesi var ki zihnin, daha da sürmesini umut eden?
Unutulmuş şiddetten yola koyulur kan,
El yordamıyla, sesindeki kırık hiddetten.
Yalnızca renk ve sessizliktir kalan.
Kalır bunlar, araştırır hayatı damarlarında
Bunlar, hayatın ateşi yanarken için için;
Omuzlarındaki yıldızlarla dağların şafağa
Yürüdüğünü ikinizin gördüğü o gece için;
Kendine çekerken onu, yatıştırarak ağrısını
Fışkıran kavakların tutuk fıskiyelerinde;
Notalar, sözcükler değil, bitmemiş bir cümlenin yarısı;
Müzik, sessizlik.... İşte bunlar kalacak geriye.
Louis Untermeyer (1885-1977, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Kayıt Tarihi : 23.2.2009 20:40:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
The Dark Chamber by Louis Untermeyer The brain forgets but the blood will remember. There, when the play of sense is over, The last, low spark in the darkest chamber Will hold all there is of love and lover. The war of words, the life-long quarrel Of self against self will resolve into nothing; Less than the chain of berry-red coral Crying against the dead black of her clothing. What has the brain that it hopes to last longer? The blood will take from forgotten violence, The groping, the break of her voice in anger. There will be left only color and silence. These will remain, these will go searching Your veins for life when the flame of life smolders; The night that you two saw the mountains marching Up against dawn with the stars on their shoulders; The jetting poplars’ arrested fountains As you drew her under them, easing her pain; The notes, not the words, of a half-finished sentence; The music, the silence.... These will remain.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!