Bazen kirlendiğin ihanetlere inat, bir Anadolu türküsünün en masum nakaratı ile kanatırsın yaralarını.
Dilin, yüreğin, ruhun o kadar kirlenmiştir ki tüm sözlerini söyleyemez de sadece nakaratı düşer dilinin ucuna…
“Ocağım söndü, nasıl beladır; bırakıp gitti. Bu ne devrandır, dünya gözümde Kerbela’dır. Allah’tan bulasın.”
Zira aşk gibi, yürek gibi, sevda gibi kutsaldır türküler; kirlenmemelidir.
Ne acın, ne yaran, ne kahrın taşıyamaz Anadolu ezgilerini.
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta