Dilimin dudağımı kanattığı anlardayım.
Susuyorum.
Sustukça büyüyor içimdeki cehennem.
Bu cendereden çıkamıyorum.
Yusuf’un atıldığı kuyu kadar dipsizim.
Acının başladığı yeri arıyorum.
Ağır geliyor
Kirpiğimin gözlerime ihaneti,
Dilimin zamansız isyanı.
“Bazen susmak en güzel cevaptır” demişti hocam,
Ama sağır kulaklara susulur mu, hâlâ anlayabilmiş değilim.
Artık umutlarımın "G" noktasını arıyorum.
Hazlar yitik,
İstekler acımasız.
Dilimin en kaygan yollarında
Taklalar atıyor sözcükler.
“Susma!” diyor içimdeki mücadeleci ben.
Devrimci yanım zafer işareti yapıyor.
Masallar yalan, gerçekler hüzünlü.
Gecenin en demli saatlerindeyim.
Yıldızlar bile sırtını dönmüş.
Kendime bile yabancıyım artık.
Aynalar beni tanımıyor.
Bu saçlar,
Bu eller,
Bu beden bana ait değil sanki.
Bir çığlık var boğazımda,
Dilsizliğe mahkûm edilmiş.
Konuşsam paramparça olacağım,
Sussam içimde yankılanıyor acı.
İsyanım, sustuklarıma...
Gözyaşım, söyleyemediklerime...
Dudaklarımın kenarına yuva yapmış “keşke”lerime...
Bir yangın var içimde — sessiz ve derin.
Küllerinden doğmuyor hiçbir kelime.
Zaman avuçlarımda ufalanıyor.
Dilim dudağımda,
Geçip gidiyor üzerimden mutluluklar — yetişemiyorum.
Göz kapaklarımda taş gibi bir hüzün,
Ve ben hâlâ çıkış noktasını arıyorum,
Tüm özgür yanlarıma inat.
Kalemin kâğıda kustuğu gibi,
Mızrabın tele dokunduğu gibi,
Dudaklarıma değen buzun damla damla eridiği gibi tükeniyorum.
Tükene tükene,
Parçalara ayrılarak seviyorum.
Ve biliyorum, bazen sevmek de yetmiyor.
Yokların içinden varları çıkarmak — ne saçma!
Sen varsın, ben yokum.
Ben varım, sen yoksun.
Yoksun işte, yok.
Yokların içindeki varları arayacak gücüm kalmadı artık.
Bana pişmiş bir aşk,
Demini almış bir çay,
Ve acılardan beslenmeyen bir sevgi gerek.
Yok mu?
Karala gitsin hayat...
Tıpkı üzerimde bıraktığın kurşun kalem izi gibi...
Karala.
01.08.2025 01:57
Kayıt Tarihi : 1.8.2025 01:57:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!