KARAGÖL’DEN YANSIMALAR
Sonbaharın elleri uzanıyor her yere.
Kırmızı ve sarı altın yaprakları avuçlayıp
Harman yerindeki ekinler gibi havaya savuruyor.
Yere yapışan yapraklar,
Buruşturulan fırın kâğıdına özenip
Çıtır çıtır ses çıkartıyor ayakaltında,
Ve sanki eski anılar gibi usul usul toprağa karışıyor.
Sonbaharın elleri uzanıyor her yere.
Yağmur çiseleyip taşlara çarptıkça tıkır tıkır
Kristal boncuklar gibi etrafa dağılıyor.
Rüzgâr da bir şair olmuş.
Sararmış yonca battaniyesinin üzerinde
Yeni nesil serbest şiirler gibi
Durmaksızın kulaklarına tuhaf tuhaf bir şeyler uğulduyor.
Sonbaharın elleri uzanıyor her yere.
Işık Dağı’ndaki yangın gözetleme kulesinden süzülen ışık
Altın iplikler gibi çam ağaçlarına dolanıyor.
Geceyi delip geçen yıldız dantelleri arasında titreşen Karagöl’de
Minik bir sazan kuyruğunu sallıyor.
Birden dağın yamaçlarında hafiften bir sis başlıyor.
Ve eski fotoğrafları çektikçe
Geçmiş gelip tam sırtına oturuyor.
Dr. Osman Akçay (Seğmenoğlu)
Osman AkçayKayıt Tarihi : 13.06.2026 12:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (2)