KARADENİZ ŞİİRLERİ

KARADENİZ ŞİİRLERİ

Hilmi Sancak Dedeoğlu

Denizimizle hiçbir zaman barışık olamadık biz... Şimdiye dek attıklarımızla, döktüklerimizle, yıktığımız her şeyimizle meğer Karadeniz’i hep kirletiyormuşuz… Gözyaşlarından, acılarından, sızılarından, simsiyah gecelerinden ve mavi denizimizin bunca hıçkırıklarından hiç haberdar bile değilmişiz… Kirli derelerimiz gibi daha yüzlercesine de can suyuydu Karadeniz’imiz… Öylece denizimizi hep birlikte mahvediyormuşuz...
Meğerki bu Karadeniz ne kadar safmış, ne kadar da masummuş ve çocuksuymuş ve de korunmaya muhtaçmış… Meğer insanlarının boğazına iki eliyle birden gerçekten yapışmalıymış. Şahdamarlarına boğarcasına sıkıca bastırmalıymış. Hainlerinden ihanetin bedelini ve ağır vebalinin hesabını çok geç kalmadan sormalıymış.
Zalimce akan kirli derelerin pisliğine nasıl da dayanabilmiş? Neden bir yanardağ gibi kükreyip patlayıvermemiş; kızgın lavları ile küllerini insanlarının üzerlerine bırakıvermemiş; niçin öfkeden kudurup, sel olup taşmamıştı şimdiye dek? .. Nasıl da dev dalgalarıyla kucağına almamıştı ya da silip süpürmemişti yüksek dağlarını; bembeyaz köpükleriyle baştanbaşa örtüp geçmemişti derin vadileri ile uçsuz bucaksız yaylalarını; üstelik tüm canlılarıyla birlikte yok oluncaya ve boğulmadık tek bir canlı bırakılmayıncaya dek… Ama ne de hak etmiştik böylesine büyük bir felaketi ya da ikinci ve en son Nuh Tufanı’nı…
Dağ köylerinde işlenen bunca suçlar; yakılan mermilerin boş kovanları, patlatılan dinamit lokumları; gariplerin gözyaşları, hurafenin kirli aptes suları, dökülen kanlar; yediği kaba idrarını yapan hainlerin sidiklerine varana dek, bunca kötülüklere nasıl da dayanabilmişti masum Karadeniz? Zulüm adına, kan, kin, nefret tohumu dâhil, bırakmıştık her ne melanet varsa küçücük su birikintilerine; akıtmıştık kahkaha salyalarımızı kirli dereler ile derin vadilerimize; hiç bilemedik ki, nereye gidiyor bu berbat sular? Bir sürü dağ köyünün lağımını, yayla derelerinin de kirli atığını; dozer kepçesi marifetiyle bulanık akan çamur deryasını; çürümüş ağaç köklerini içine sindiren Karadeniz’in kutsallığını;
Hiçbir zaman akıl erdiremedik, bilemedik ya da düşünemedik ve de hiç anlayamadık Karadeniz’e yaptığımız bunca zulmü… Denizimizin masumiyetini gerçektende algılayamadık ve İki gözünü birden nasıl oyduğumuzun hiç farkına bile varamadık. Böylece vah Karadeniz’imin çığlıklarına vah! bile diyemedik…
Ancak denizimizle barışmak için iş işten geçmiş değil; el uzatıp, af dileyip, can ciğer olma zamanımız gelmiştir artık…
Ve dimdik duruşumuzla dev dalgalara selam verir, alkış tutarız. İçimize çekeriz maviliklerin her tonunu birden… Binlerce kez başımızı kıyıdaki taşlarına çarparız, sonra da kızarır bozarır ve biraz da utanır sıkılır ama avazımız çıktığınca şöyle haykırırız;
..

Devamını Oku
Cahit Öztelli

Merdivenden indirdiler
Han Sarayı'ğa bindirdiler
Kalk gidelim Osman Paşa
Bizi şimdi öldürdüler

Kaleden toplar atılır
Moskof İslama katılır
..

Devamını Oku
Gülençocuk

Aşıktım senin bakışlarına,
Senden gelsin sevgilim en acı ölüm,
Senin için döktüğüm gözyaşlarına
Burda KARADENİZ diyorlar gülüm...
..

Devamını Oku
Ertuğrul Koç

Duy sesimi ey Karadeniz! Bahrine sığınmışken hissiyatım; oradakilerin ufuklarıyla yanar muhabbet ateşim..Zaman, eşyaya hakimken tutkulu ve hasretim sana....Senin kucaklayışında sarıldığım.....Şimdi o, senden de çok ıraklarda...

"Gel kaçalım Sevdiğim dağların arkasından..." lakin ben kaçmışların visalindeyim. Hangi cenah kucaklar bu aciz bedenimi, hangi güneşin altında sımsıcağı tadar da "Yaşamak..." ın ruhuyla tadında doyumsuzluğa ulaşır.

Her yön, benzer resimlere dönüşürken kelimelerim gönlümde büyüyor...Arkasında nefessizliğin eşiğine koşuyor, tasından suyunu yudumlayacağıma haykırıyordum.Ab-ı hayat, ruhları çuşa getirirken ıslanmışlığın deminde garba dönen veçhimi anıyorum.Ben "Neyi, nerde? " arıyormuşum.Haberdarın arkasında "Beklenen..." i şiirleştiriyor,her an görüp ulaşamadığımı tutuyordum, yüreğimin avuçlarda taşındığında ki ahvalini, okunuşların kalbime değişinde yükseltiyordum.. Geceler...Dağların arkasında ki visalde bekliyor, dağı yarmak için bir mırıltı istiyordum.Tut şu marziyata mübtela olmuş gönlümü...Firak, uzaklıkların yakinini kalbime değdirmesinde ki "Yaşamak..." bu olmalıydı; Zaten, haline acınacak olan kendimden başkası kimdi?
..

Devamını Oku
Abdullah Oral

canan ile zehradan
selemın var karadeniz
yollar uzak kaldı senden
meramın var karadeniz

oy deniz kara deniz
düşmüşüm dara deniz
..

Devamını Oku
Durdu Şahin

Karadeniz,
Niçin çırpınır dersiniz?
Bir tarafı dertten konuşamaz,
Bir tarafı zevkten düşünemez.
Ondandır bilir misiniz?
..

Devamını Oku
Hülyalı Gönül

Hırçın Karadeniz ve ben
Birlikteyiz bu gece
Hırçınlığını sergiliyor gözlerime
İsyan ediyor sanki kaderine


Dalgaların uslanmaz, asi sesleri kulaklarımda
..

Devamını Oku
Özer Sütçü

Çernobil patladı ne ocaklar söndü
Yeşil karadeniz mezarlığa döndü
Dün kanserden biri daha öldü
Bu bizim kaderimiz olmamalıydı

Artık karadenizde yüzler gülmüyor
O güzel gözler eskisi gibi bakmıyor
..

Devamını Oku
Necati Tiryaki

Şimdi düşünüyorum da…
Seni yaşamak!
Karadeniz mevsimi gibiydi…
..

Devamını Oku
Serdar Bilgin

Karadenizli bir kızı sevdim
Hem de delicesine
Yüreğim Karadeniz kıyısında
Bulutlar, başımdan aşağı yağmur boşaltmakta
Karadeniz’i iki ekmek arası yapmışım
Takaların akşam dönüşlerini beklemekte
Islanmaktayım
..

Devamını Oku
Ramazan Kocapınar

Ve evet dostlar…

Yine O deniz …koca derya KARADENiZ….!
Bir başkadır oralar O mavisi….yeşili…
Vede dağı …yaylası…kıpır kıpırdır insanı…
Bazen biraz asabi olsada kimi zaman neşeli…
Dile getirip durduk taa düzceden yola çıktık…
..

Devamını Oku
Mehmet Kazar

bindim gittim takaya
aşkım geldi şakaya
canım kurbandır yarim
senin gibi uşağa

karadeniz karadır
gözleri elalıdır
..

Devamını Oku
Erhan Güleryüz

Ben bir garip hamsiyim da
Düştüm dalgalarına da
Düştüm dalgalarına
Karadeniz zalim olma
Ayırma beni yardan da
Beni yardan ayırma

..

Devamını Oku
Hayriye Anıl

Karadeniz gümbür gümbür gümeler (of yavrum of of of)
(ah) Gümeler de eski derdim yeniler (aman)
Nazlı yari alıp giden gemiler (of yavrum of of of)

Ah neyleyim dostlar yazım buyumuş (aman)
Dostumuzdan düşmanımız çoğumuş (aman)

..

Devamını Oku
Turgay Kurtuluş

şimdi çekip gitsem bu diyardan
dilim'e dolanır İstanbul
yanıp tutuşurum içinde
uzatsam gökyüzüne başımı,dağlara değer
-bir yanımda Karadeniz,
-bir yanımda Marmara tutuşur
seni seviyorum desem kopar yaygara
..

Devamını Oku
Sadettin Özbay

Ah şu Karadeniz'in şu kızları (2)
Ne güzeldir bir bilsen bakışları (2)
Hiç hoş değildir hep can yakışları (2)
Hatırlatır Karadeniz aşkları! ..(2)

Oy oy gideyim,kimlere diyeyim
Oy oy yârim sensin benim herşeyim
..

Devamını Oku
Özer Genç

Rıza Paşa Çıkmazı'nda
Ağustos sıcağı bedenimizi yakarken
Karşımızdaki lokanta değil
Karadeniz
Mahmut'un çiçeklerini
orman sanıyoruz
Havanın bu kadar sıcak
..

Devamını Oku
Gülseren Akdaş

KARADENİZDE KADIN OLMAK ZOR


Aydınlık yüzüyle sabah güneşlerine,
yamaçlara tırmanırken merhaba derim.
Yüküm ağır ayaklarım yorgun,
Sırtımda ağırlığımdan ağır bir küfe.
..

Devamını Oku
Osman Karahasanoğlu

Her zaman küpüne iyilik doldur
Hakka karşı koyan şerliler soldur
Muhammed’in yolu gerçek tek yoldur
Aydınlık çıkarsa zulmet yok olur

17.06.2009/Karadeniz
..

Devamını Oku
Seyfullah Öztürk

Karadeniz şimdi çok uysal,
Başaklar tam değil ama sarardı günebakanlar,
Marmara da çok nazlı bu aralar.
Senin uzaklarında durum böyle,
Peki benim uzaklarımdan havadisler nerede?
..

Devamını Oku