Kara Toprak Şiiri - Candar İsmail İloğlu

Candar İsmail İloğlu
18

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Kara Toprak

Ehvenişer kara toprak,
zalimi bile kucaklayan kara toprak.
Altı bir, üstü bir kara toprak;
eli bol, şiarıma ortak kara toprak.

Kazanı şer, çorbası mutlak,
zaferi şayan, teri ak.
Zemheri aşk, zamanı zamk;
takati ümmiye, agnostik ilah.

En keskini Pervitinse,
en sağlamı Hamakattır.
Kuvvet bilekten, Daimon;
kişi bilmeli Tefekkür'ü.

Yedi çuval bulgur, iki çuval arşın;
menzili yüce, elması kızıl.
Kalkan tutar tek el, göğsüm korur kol kanat;
ahval abat mıdır, tarumar mıdır bu sanat?

Kendimden çok korurum seni eğer kanım sendeyse.
Köküm aynı, lütfum aynı; zarafetin farklı.
Zekân doğu-batı ise ilk sen ölürsün.
Faydan-zararın eşitse ilk sen ölmüşsün.

Fani dünya, toprak tantanası;
derdi belli, sureti fail.
Zalimin gerdiği yay değilse,
evladı kanatan kimin derdi?

Yedi dünya, evvelsi gün,
tepegözlerle iftar sofrası.
Yaş yirmi beş, elde değnek;
ya âlim eder ya deli.

Tanrı'nın yazı turası,
otlak bayırda, süngü de sapında.
Ağzımda küfür, ağzın laçka;
kefeni yırtan Turan edendir.

Ne Mohaç'tır kazandığın zafer ne Kosova.
Tarih belli, yurdun yattığın kara toprak.
Giden can bizim, giden fer bizim;
ama sen gene de çok yaşa, zalim Haşmetmeap'ım.

Var mı evvelden tez gelen huzur?
Var mı kabul eden bunu kumandan?
Diyen çıkar mı: "İntikam alınmazsa çıngar."
Huyu kurusun, üzerime taşlar yağar.

Akacak kan,
kılıç kında,
mermi yatağında durmaz,
yılan ters sürünmez!

Ne Lenin ne de Talat;
vasat Lübnan'dan çıkmaz.
Eğer mayasında bir perçin
asil kan yoksa, açamaz yedi tuğ.

Ulu hakan hiçe sayar ırkları;
hakir âdem eker gene tohumları.
Cihangirlikse affolsun doğrularım,
bencillikse kahrolsun orduların.

Ne insancıllığımdan vazgeçtim ne ırkımdan.
Durduğum yer bellidir, durduğun yer ziyandır.
Hançer çekilir, kınına girer bir vakit;
amması vardır her sözün: ölen ben, dirilen ben.

Ne führerlik ne voyvodalık;
baştan aşağı yetersiz.
Gövden kazığa geçer, kafan fırında pişer;
gene orakla biçilen âdem, örsle ezilen âdem.

Zemheri ok dayanır kapına.
Aç gözlü burada da aç, Bağdat'ta da.
Kurt pençe kaldırır;
içinde de hain, dışında da hain.

Yahudi ne bilir ticareti yahut dini?
Ahinin tahta kılıcı keser kesenin kellesini.
Hocan Ahmet Yesevî midir? Kılıcı tahta!
Bakkalın Shylock mudur? Vereceğin yarım kilo et!

Tarık bin Ziyad inadıdır bendeki.
Bir kıvılcım çakar, yataktan kaldırır.
Caligula'dır bendeki insafsızlık;
saksıya saman ekeni de yakar, riyakârlığını da.

Beni bir bilme, hor görme;
tatan da bilir, atam da bilir çirmeni.
Balığa sıktığın limon, ormanında şaki serçe.
Başı kalkanın başı gitsin! Eli kalkanın eli kopsun!

Justinianus kalem oynatır, adalet yerini bulur.
Büyük İskender kılıcını kaldırsa devr-i âlem;
Selahaddin ile paylaşırım kerpiç evimi, yarım ekmeğimi.
Hepsi bir olsa ne? Tüyleri diken eder Halaskar Gazi Paşa'm.

Candar İsmail İloğlu
Kayıt Tarihi : 19.07.2026 05:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!