Ömrümün buğulu yıllarındayım. Odam yalnızlığın siyah sis karanlıklarında mahkum. Yorgunluklarım fakir düşürüyor mecalimi; umudum ise zamanın hızlı koşmasından besleniyor.
Adımlarımdan iz bırakmadan geçmişimin sokaklarında yürümek istiyorum.
Yıkılan duvarlar var önümde engel oluşturuyor, örmeliyim.
Taşların altında ezilen, yapraklarından soyunan papatyalardan özür dilemeliyim.
Elinde sapanla geleceğimin aydınlıklarını taşlarken, belki çocukluğuma denk gelirim. Gözlerine baka baka hesap sormak istiyorum. Bazı cümlelerim yükseldiğinde sinir arşına, tokatlayacağım. Şefkate muhtaçlığını hissettirirse, başını okşarım; ama hep bir kırgınlık içerisinde olduğumu yüzünü tırmalaya tırmalaya söyleyeceğim.
Beyaz, ipek gibi yağdı kar
Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde
Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri
Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak
Şarkılar çaldı odalarda
Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm
Devamını Oku
Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde
Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri
Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak
Şarkılar çaldı odalarda
Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta